Muhammed mert

1. AYET İnsan Yeryüzünün Halifesidir وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي جَاعِلٌ فِي الأَرْضِ خَلِيفَةٌ قَالُوا أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاء وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّي أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ "Hani Rabbin meleklere 'Muhakkak Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Melekler 'Sen orada bozgunculuk yapacak, kanlar dökecek birini mi yaratacaksın? Halbuki biz Seni hamdinle teşbih ve noksan sıfatlardan tenzih edip dururuz' dediler. Allah 'Şüphesiz Ben sizin bilemeyeceğinizi bilirim buyurdu." (Bakara, 30) Bu Âyete Nasıl Yanlış Anlam Verildi? Bazıları bu ayette geçen 'halife kavramından Allah'ın halifesi diye bahseder. Dolayısıyla onlara göre, insanlar yeryüzünde Al-lah'ın birer halifesidirler. Halbuki bu hatadır ve açık bir edepsiz-liktir. Bakın Hz. Peygamber'in vefatından sonra Hz. Ebubekir bazıları Allah'ın halifesi dediler. Fakat Hz. Ebubekir bu lakabı kabul etmeyip "Bana Rasûlullah'ın halifesi deyin, yeter" deyip Allah'a karşı edebini muhafaza etmiştir. Ayrıca halife demek, başkalarının yerine geçmek demektir. Acaba insan nasıl Allah'ın yerine geçer? Nasıl Allah'a vekil olur? Hâsıl-ı kelam, bazı müfessirlerimiz bu kavramı kullanmışlarsa da, biz kullanmamaya gayret edelim. Zira bu kavramı kullanırsak, Allah'a karşı edep çizgisini geçtiğimiz gibi, "vahdetü'l vücudu" savunan ve "hulül" fikrine sahip olanların ekmeğine bilmeden yağ sürmüş oluruz Ayrıca yeryüzünün halifelerinin vasıflarını şöyle belirlenir: 1- Hakiki imana sahip olmak. 2- Salih amel işlemek. 3- Şirk koşmamak. 4- Namaz kılıp, oruç tutmak. Bu vasıflara sahip olan, hilafet makamına layık olur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Muhammed mert

, bir kitap okudu
8/10
·168 syf.·
2025 2. kitabı
Sabiha Ateş Alpat
9.1/10 · 381 okunma

Muhammed mert

, bir kitap okudu
10/10
·133 syf.·
25 günde okudu
·
2025 1. kitabı
Muhammed Kutub
9.6/10 · 65 okunma
İslam ahkamından uzaklaşmadan dolayı bu hastalıkların alanı genişledi ve bunlar "özgür" toplumun esaslarından biri haline geldi. Artık bir işçinin başında işini bitirinceye kadar durmadığınız sürece ona güvenemiyorsunuz. Bu durumda da o, sizin kendisini gözetlemenizden sıkılarak alışmış olduğu kandırmaya/aldatmaya imkân vermediğiniz için de size kin duyarak çalışır. Bir memurun, bir işçinin ya da bir meslek sahibinin sana vermiş olduğu bir sözüne, artık kendisinden istemiş olduğun işi yerine getirmedikçe senden kurtulamayacağını anlayıncaya kadar gidip gelmeni sürdürmedikçe güvenemiyorsun. Toplumda rüşvet vardı. Ama bir çeşit gizlilik ve aşırı derecede saklı bir ortamda yapılıyordu. Çünkü rüşvet alan da korkuyordu, rüşvet veren de... Bunun sonucunda rüşvet sınırlı bir ölçüde devam edip gidiyordu. Ama artık dinî engelin ortadan kalkmasından sonra rüşvet, alenî (açıkça yapılan) bir iş haline geldi. Rüşvet veren de, alan da bunu açıkça yapar oldu. Hatta Rabbinin rahmetiyle esirgedikleri müstesna rüşvetsiz hiçbir iş yapılamaz oldu. Sen gidip hiçbir kuşkusu bulunmayan açık ve net hakkını isteyecek olursan sana, "Hakkını almak için ne kadar ödeyeceksin." denilir. Haram malın yenmesi, toplumda var olan bir şeydi. Şerefsiz ve saygı duyulmayan kimselerin yaptığı bir işti. Bundan dolayı da sahası oldukça dardı. Artık birçok kimse için servete kavuşmanın ve insanlar arasında sayılmanın en büyük yolu haline geldi. Çünkü, insanlar artık servet sahibine ve servetine göre saygı duymaya başladılar, servetinin kaynağının ne kadar helâl ya da temiz olduğunu göz önünde bulundurmaz oldular. Namus ticareti yahut uyuşturucu ticareti yapanlar toplumun ileri gelenleri arasında yer aldılar. Artık insanlar ona iltifat ediyor, saygı gösteriyor oldular. Üstelik onun ser- vetinin nereden