Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
Seher yeli, dağıt beni, kır beni,
Götür tozlarımı buradan uzağa
Yârin çıplak ayağına sür beni...
Bu sefer ben de doğruldum. Saz tekrar kıvrak bir ara nağmesine başladığı halde, kulağımda hâlâ deminki sesin çınlamaları vardı.
Arkadaşım:
"Bu ne?" demek ister gibi yüzüme baktı. "Fevkalade!" diye mırıldandım. Ses tekrar ve bütün vadiyi çınlatırcasına başladı:
Aldım sazı çıktım gurbet görmeye,
Dönüp yâre geldim yüzüm sürmeye,
Ne lüzum var şuna, buna sormaya,
Senden ayrı ne hal oldun, gör beni.
(SES)