Bir küçük kız hatırlıyorum, babasına yaranmak için çırpınmakta, bir tek kere “Kızım.” lafını işitmek istiyor, bir kocaman baba eli, saçını okşasın istiyor.
Küçükken bendeki parti kavramı, dedemin masallarındaki canavarlara eş bir şeydi. Altı yeşil kafası olan, burnundan kırmızı alevler fışkırtan, devamlı beslenmesi gereken ve kurban isteyen, aksi halde bizleri “hap” diye yutacak olan o meşhur canavar!..