Mavi uçurtma elindeydi; baktığım ilk şey, o oldu. Şu an da yalan söyleyemeyeceğim; yırtık filan var mı diye, gözlerimle uçurtmayı çabucak taramadığımı söyleyerek sizi kandırmayacağım..
Bu dünyada hiçbir şey bedava değildi. Belki de Hasan, Baba’yı kazanmak için ödemem gereken bedeldi; kurban etmem gereken koyun. Altı üstü bir Hazara’ydı, öyle değil miydi?
Bir karar vermek için bir şansım daha vardı. Kim olacağıma karar vermek için son bir fırsatım. O çıkmaz sokağa girebilir, Hasan’ı kurtarmak için o oğlanların karşısına dikilir ve başıma geleceklere katlanırdım. Ya da kaçardım. Sonunda, kaçtım..