Sakatların , hastaların, kaderin silesine uğramış bütün insanların hiç olmazsa uyurken vücutlarının biçimlerini bilmemeleri; düşlerinde kendilerini normal bir yaratık gibi görmeleri ; acı çeken bir kimsenin ,üzerine çöken laneten kendini böylece sıyırması ne hoş şey
Tanımadığımız bir kimseyi pek fazla göklere çıkardılar mı onu zihnimizde canlandırmak için hafızamızda en değerli, en romantik ne kadar hatıra varsa hepsine başvurunuz.
Fakat insan ruhunun da, bedeninin de, herşeye alışmak gibi olağanüstü bir hasaslığı vardır. nasıl sinirler gittikçe daha fazla morfin isterse, ruh da gittikçe daha fazla merhamet ister.
Daima başkalarının emri altında yaşamaya alışmış kimseler, kendilerinin kalmaya mahkûm oldukları kölelik durumundan başka birisinin sanki sihirli bir değnekle ayrılıverdiğini gördüler mi, bunların duyacakları gıpta hissi pek büyük olur.