Monachopsis

Monachopsis
@Monachopsisy
Elimdeki konuşmayı bir kenara bıraktım. Kalbim yerinden çıkacaktı sanki. Koşarak büfeden küçük bir su aldım. Birkaç Yudum içtikten sonra heyecanımı dindirmeye çalıştım. Bunu yapabilirdim, sahneye çıkabilirdim. Korkumun beni yönlendirmesine izin veremezdim. Harika bir konuşma yapacaktım ve insanlar bana bayılacaktı. Böyle olması gerekiyordu. Ama beynim bunun tersine milyonlarca senaryo hazırlıyordu. Konuşmam berbat olacak, sahneye çıktığımda sesim çıkmayacak veya belki de sahneden düşecek kendimi rezil edecektim. Elimdeki konuşma birden çoğalmaya başladı sanki. Sanki insanlar benden nefret edecekti. Korkuyorum. Çok korkuyorum hemde. Sanki bunu daha önce yapmamışım gibi. Birçok kez konuşma yapmama rağmen bu korku neden beni bırakmıyordu? Gözyaşlarım gözüme baskı uyguluyor, beynim yeni senaryolar uydurmaya devam ediyordu. Midem bulanmaya başlamıştı. Ya başarısız olursam, ya insanlar beni sevmezse, ya kendimi rezil edersem. Ama artık geri dönüş yapamazdım. Çoktan buraya kadar gelmiştim. Büyük bir yol kat etmiştim şimdi vazgeçemezdim. Terapistiminde dediği gibi korku gerçek değildi. Korku sadece bir gölgeydi. Aşmam gereken küçük bir engeldi. Kan ter içinde kalmıştım. Sıra bana geldikçe kendime olan güvenim yavaş ya beni terk ediyordu. Yapamayacaktım. Göğsümde sanki yırtıcı kuşlar uçuşuyordu. Sanki göğsümü delip gitmek istiyorlardı. Hayır, yapabilirim. Tek yapmam gereken beni terk eden güveni geri getirmekti. Sadece kağıtta yazan birkaç cümle okuyacaktım. Ne kadar zor olabilirdi ki? Evet evet yapabilirim. Korkmuyorum. Derin derin nefes aldım. Daha önce de konuşma yapmıştım sorun olmayacak. İnsanlar beni sevmek zorunda değil ya da mükemmel bir konuşma yapmak zorunda değilim. İnsanım ben. Hatalarımla büyüyor yanlışlarımla öğreniyorum. Bu konuşma neden insanların gözünde beni
Edebiyat
Reklam
Mesela bir arkadaşın aradığında çok kötüyüm dediğinde "Hemen geliyorum." diyemeyen insanlar var. Çünkü annesine, saat erken olsa bile arkadaşım çok kötüymüş hemen gitmem lazım dediğinde otur oturduğun yerde daha geçen gün çıktın ya dışarıya diye azarlarlar. Ve o kapıyı çekip çıkamaz. O zaman o kapı tamamen kapanır. Ya da hoşlandığı çocuk elinde çiçeklerle kapıya gelse diye asla hayal edemez bazı insanlar. Mahallede ki insanlar ne der? Babası görürse ne yapar? diye düşünür ya da sevgilisi hadi gel sana sürprizim var dese "ya aşkım babam bu saatte izin vermiyor." demek ne kadar rencide edici. Mesela çok beğendiği kıyafetleri alamaz bazı insanlar. Cüzdanında kaç para olduğuna bakması gerekir. Ama tarz oluşturmak için beğendiği kıyafetlerden önce o parayı harcaması gereken başka şeyler oluyor. "Kanka hadi sen de gel hep beraber denize ya da kafeye gidiyoruz." diyenlere ya benim o gün çok önemli bir işlerim var derken aslında ailesi izin vermediği için yalan söylemeye mecbur bırakılan insanlar var. Bunlar var yani hepimiz biliyoruz. Her insanın yaşantısı aynı olamayabiliyor. Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Kendini kısıtlamak zorunda kaldığın her şeyden terk ediliyorsun, azalıyorsun. Yanlarında olmadığın için arkadaşların kopuyor, hayallerin uzaklaşıyor, zevklerin dışarıya kötü görünüyor. Hayallerinde olan şeyleri görüp fotoğraf paylaşıyorsun veya beğeniyorsun. Birileri onları bile yargılayıp sana laf edebiliyor. Sanki hayatını o kişi seçmişte hayallerini seçmene bile karışıyorlar. O yüzden hayal etmekten korkmayın, olgun düşünün, kendiniz olun. //– ???
Edebiyat
"Birine nasıl veda ederiz ya da o kişiye veda edebilir miyiz? Genel olarak baktığımızda bu soruların tam olarak net bir cevabı yok çünkü kişiden kişiye göre değişkenlik gösteren bir durum, kişiler arasında ki bu durumda bu konuda bir hayli belirsizdir.O kişiden vazgeçtiğimizi söyleyebiliriz ya da kendimizi buna inandırabiliriz ama tam olarak asla veda etmeyiz çünkü o kişiyle olan özel anılarınız bunun mümkün olmamasında oldukça büyük bir etkendir." //– ???
Edebiyat

Monachopsis

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
Beğendi
·
42 günde okudu
·
2021 3. kitabı
Virginia Woolf
8/10 · 48,2bin okunma