Monachopsis

Monachopsis
@Monachopsisy
Sana söyleyecek düzinelerce sözüm var. Ama yetmiyor cümleler. Hep derdin ya "bir meleği seviyorum" diye. O melek ben değilimdir belki. Sözcüklerim sıradan, yetersiz, fani bir insanım ben. Senin sevgin bana özel hissettiriyordu. Sanki gerçekten kanatlı bir melekmişim gibi. Ama değilmişim. Hiç olmamışım. Yetmemişim. Yağmurda kalma, hasta olursun. Şemsiyemin altında bana bile yer yokken sana her zaman var. Kendime artık geçtiğini, yoluma devam ettiğimi söylüyorum. Sen inanma. Ben seni nasıl aşarım kardeşim? Bana ihtiyacın olduğunda yine gel. Ben seni burada bekleyeceğim. Mesajlarını sildim diye üzüldüysen, hepsini ezbere biliyorum ben zaten. İnsan "güzelim" dediğini nasıl unutur. Sen unuttun mu beni? Özür dilerim, mutlusun diye mutlu olamıyorum. Bazen ölmüş olduğunu hayal ediyorum. Çünkü sen "ölüm bile bizi ayıramaz" demiştin. Eğer bana bir seçim şansı verseydin ben ayrı düşmektense, seninle ölmüş olmayı seçerdim. Sana kırgınım falan ama kıyamıyorum. Umarım kendine çok iyi bakıyorsundur. Çünkü ben sana bakamıyorum. //– Mavi'den... Turuncu'suna
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tanrı'lar mutluluğu saklamak istemiş. Tanrı'lardan birisi demiş ki: "Yıldızlara saklayalım." Ormanın içine demiş diğeri, denizlerin dibine demiş ötekisi, bir bir sıralamışlar önerilerini, sonunda şöyle demiş içlerinden biri: "Hiçbiri olmaz. İnsanoğlu arar bulur, en iyisi mutluluğu onun içine saklayalım, her yere bakar da kendi içine bakmak aklına gelmez."
Edebiyat
Bir adam öldü... Öldüğünü fark ettiğinde. Tanrı'nın elinde bir çanta ile kendine yaklaştığını gördü. Tanrı ile adam arasında şöyle bir konuşma geçti: Tanrı: Haydi oğlum gitme zamanı. Adam: Bu kadar mı erken? Bir sürü planım vardı... Tanrı: Üzgünüm ama gitme zamanı. Adam: O çantada ne var? Tanrı: Sahip oldukların. Adam: Sahip olduklarım mı? Yani eşyalarım mı? Elbiselerim... Param... Tanrı: Onlar asla sana ait değildi, onlar dünyaya aitti. Adam: Anılarım mı? Tanrı: Hayır, onlar zamana ait. Adam: Yeteneklerim mi? Tanrı: Hayır. Onlar koşullara ait. Adam: Arkadaşlarım ve ailem mi? Tanrı: Hayır oğlum. Onlar yürüdüğün yola ait. Adam: Karım ve çocuklarım mı? Tanrı: Hayır. Onlar kalbine ait. Adam: O zaman bedenim olmalı? Tanrı: Hayır hayır. O toprağa ait. Adam: O zaman kesinlikle ruhum olmalı? Tanrı: Üzücü bir hata yapıyorsun oğlum. O bana ait. Adam gözlerinde yaşlar ve kalbinde korkuyla çantayı Tanrı'nın elinden alıp açtı... BOŞTU! Tanrı: Doğru. Asla bir şeye sahip değildin. Adam: O halde, benim olan ne vardı? Tanrı: ANLAR. Yaşadığın anlar senindi. "Hayat sadece bir andır"
Edebiyat
Bilinmedik bir hüzün var içimde,bir gariplik. Anladım ki ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik. Can yücel
Edebiyat
"Gerçek şu ki; Otogarlar düğün salonlarından daha samimi sarılmalar görmüştür. Ve hastane duvarları da cami duvarlarından daha fazla inanan." -Cahit Zarifoğlu-
Edebiyat