Yine şahane bir Sabahattin Ali kitabı okudum. Kitap, Sabahattin Alinin eşi ve kızıyla mektuplaşmalarını içeriyor. Kimi mektupta onlara olan özleminden bahsederken kimisinde de iş hayatında yaşadığı aksiliklerden, askerliğiyle ilgili durumlardan bahsediyor.
Aslında daha önce Sabahattin Ali'nin iki kitabını daha okumuştum ve çok sevmiştim ama hayatını hiç merak etmemiştim. Bu kitabı bitirdikten sonra yazara karşı bir merak oluştu ve hakkında güzel bir araştırma yaptım. Belli dönemler ailesinden ayrı kalması, iş hayatında aksilikler yaşaması bir miktar üzse de ölümü beni çok etkiledi. Diğer kitaplarını da en kısa sürede temin edip okuyacağım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitap üç hikayeden oluşuyor; Palto, Burun ve kitaba da ismini veren Bir delinin hatıra defteri. Her hikayede farklı bir konu işlenmiş ama genel olarak ortak noktoları Rusyada alt tabakanın yaşamındaki zorluklardan, bu insanların toplumdan soyutlanmasından bahsediyor. İlk iki hikaye daha yaşanılabilir olsa da "Burun" hikayesi daha bir ütopik işlenmiş.
Kitaba da ismini veren "Bir delinin hatıra defteri kısmında küçük rütbede çalışan bir memurun akıl sağlığını kaybetmesinden bahseder, "Burun" kısmında ise yine bir memurun bir sabah uyandığında burnunu yerinde bulmayışı ve onun peşine düşmesini hicivli bir şekilde anlatmış. Vee beni en çok etkileyen "Palto" hikayesinde ise bir çalışanın kendisine yeni bir palto alabilmek için yaşadığı sıkıntılardan, paltosuna kavuştuğunda ise onu bekleyen talihsizlikten bahseder. Akakiy akakiyeviç bu kitapta unutmayacağım karakter oldu.