Nur

Şeytan işte! Melek değildi. Kibir secdenin tam tersi. Meleğin secdesi gibi. Şeytanın da kibri, Âdem'in Âdemliğinin gereği.
Reklam
Hani ruhun, hamurunun yorulmasına tanık tutulmuştu. Bir yanın karanlık senin bir yanın ışık. Bir yanın melek kanadı bir yanın şeytan ıslığı. Bir yanın çamur beden, bir yanın kutsal ruh. Bir yanın iyiliğe açık bir yanın iyiliğe kapalı.
Söylemek şuur işi. Söylemek düşünmenin hem sebebi hem neticesi. Söyledikçe kendisini Adem kılan özelliğinin söylemek olduğunu fark etti. Her şeyi bildiği kadar bilmediğinin de kıymetini bildi.
Şimdi Yaratan'la yaratılan arasında bir nefes ilişkisi. Yaratan yarattığına şu şahdamarları kadar yakınsa, yaratılan da Yaratan'ına bir nefes kadar yakındı. Çamurdu bedeninin özü ama alnında bir halifelik mührü, ruhunda O'nun ruhundan vardı.
Muhabbeti aşikâr kuvveyi fiil eyledi OL, dedi. OL'uverdi. Kûn! Bir kâf. Bir nûn. Sonra sükûn.
Reklam