insanoğlu öyle acayip bir mahluktur ki, onun öncelik sıralamasında ekmekle,
din sık sık yer değiştirir. Karnı açsa, onun için en kutsal mekân midesidir. Ancak bedeninin ihtiyaçlarını giderince, yani dünyalığını kurtarınca, öteki dünya akima gelir.
Hayvanlarla aramızdaki temel fark bizim psişemizin gelişkin olmasıdır. Düşüncelerimiz, duygularımız, sezgilerimiz, egomuz, yani bilinciyle, bilinç dışıyla bütün benliğimiz. Öteki canlıların hiçbirinde ruh dünyası böylesi bir aşamaya ulaşamamıştır ama yine de insan sıklıkla hayvanlarmkine benzer tepkiler gösterebilir.”
Ve de ne yazık ki, erdem doğuştan gelen bir vasıf değildir, insanları okutmak, yetiştirmek için binlerce molla, binlerce medrese gerekir ve dahi binlerce kitap ve de onlarca yıl gerekir.