Gerçekten sevilmeye değer şeyleri candan sevdik mi, sevgimizi önemsiz, tatsız tutsuz ve boş şeylere harcamaktan sakındık mı, yavaş yavaş aydınlığa varır, gücümüzü pekiştiririz.
Adamın biri bir gün kiliseye girip şöyle bir soru sormuş: "Bunca iyi niyetle yanılmış olmayayım? Sonunda yeneceğimden, başarabilceğimden emin olabilsem!" Derken bir ses duymuş: " Emin olsaydın ne yapardın? Eminmişsin gibi davran, göreceksin ki yanılmayacaksın." Adam bunun üzerine inançsız olarak değil, inançla devam etmiş yoluna ve kuşkuyla kararsızlığını bir yana bırakarak sarılmış işine.