Hocam hayatınıza iki söz bırakın demişti. İlki "insan kalbinin ekmeğini yer" ikinci ise " Bil ki yaşadıklarınla değil yaşattıların ile anılırsın. Ve unutma ne yaşattıysan yaşarsın." Bu iki sözü başıma kötü olaylar gelene kadar anlamamıştım. Evet şuan kalbimin ekmeğini yiyorum. İleride olur bende bilmiyorum..
İnsanlar ne tuhaf yaratıklar..
Haddi olsun olmasın ne çok seviyorlar başkasının hayatına yorum yapmayı, eleştiri yapmayı. Ben abisiyim, ablasıyım, halasıyım, amcası dayısı yaşındayım, teyzesi sayılırım annesi sayılırım ve artık aile olduk.
Kusura bakmayın da emek vermediğiniz hiçbir şeyin bir şeyi olmuyorsunuz. Sırf bir yerlerden yakınlaştık diye kendinizi değerli, saygıyı hak edecek görmeyin. Mücadele vermediğiniz, eksiğini fazlasını bilmediğinizin, iyi kötü özellikle kötü gününde yanın da olmadığınız kimsenin, hiç kimsesisiniz.
Bilmem hangi gülüşe dudakların dokundu,
Bilmem hangi bahara kokun sindi ,
Bilmem hangi toprak ellerine deydi.
Bilmem hangi poyraza bıraktın kendini.
Söylesene hangi poyraza bıraktın kendini de.
Gülüşün dudaklarıma, kokun tenime, ellerin ellerime bu kadar yakıştı..
E.A