Okulda var olan şeyler, benim inandığım insanlık ölçülerine ve imana aykırı, insanlık için sahip olduğum arzuya tamamen ters düşen şeyler. Onlara telkin edilen şeyler bunlardır. Başka bir yer daha vardır ki okulla ev arasıdır. Orada onlara neler sunulduğunu görüyoruz. Her halükârda insan ruhunu eğiten düşünce sistemleri ve propaganda araçları diğerlerinin eli altındadır. Gizliden gizliye, ağır ağır, liyakat ve sorumluluk içinde fikri ve insani bir gıda elde etmek isteseler bile onlara verilen gıdalar, başka bir fabrikanın ürettiği gıdalardır. Bir başka deyişle bu gıdalar ya rakipten ya da düşmandandır. Çocuklarımız bu gıdalarla başka bir şekle bürünüp bize yabancılaşıyor. Bizimle bağlarını kesiyorlar.
Ruhbanlık, zahitlik ve dünyadan el etek çekme adıyla sapık bir sınıf türedi. Bu dünyadan el etek çekme öyle bir sonuç doğuruyor ki; ilahi nimetler ve memleket nimetleri gibi bütün nimetler züğürtlere, haylazlara, murdarlara ve gayri müslimlere kalıyor.
Belirlenmiş bir "ahlak" görünümü altında ve kurallara bağlı
yaşam biçimi anlamında ortaya çıkan "kapitalist ruh"un ilk önce
mücadele etmek zorunda olduğu düşman, geleneksellik olarak
adlandırılabilecek her çeşit duygu ve davranıştır.