İslam ve Sınıfsal Yapı

Ali Şeriati
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
2000
Yayınevi:
Fecr Yayınları
ISBN:
9789756004432
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·159 syf.··
2019 91. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2019 20:16
"Alın yazımızı ve sosyal sistemimizi oluşturan etken, kendi kararımızdır." diyen Şeriati, bir yerde "Bir toplum kendi benliğini değiştirmedikçe, Allah onları değiştirmez." (Rad suresi/12) ayetine de atıf yapıyor. Toplumda sınıfsal yapıların oluşumuna çok sert denilebilecek bir şekilde tepki gösteren Şeriati, sermaye sahibi olmayı da şiddetle eleştiriyor. Miskin ve başkasına muhtaç bir şekilde yaşamayı da asla onaylamayan yazarın hem üretmeyi teşvik ederken hem de üretimin doğal sonucu olan sermayeyi reddetmesini çok anlamlandıramadım. Temelde, katıldığım eleştirileri ve görüşleri olmasına rağmen kendince ideal/olması gereken olarak ortaya koyduğu ekenomik sistemin uygulanabilirliği açısından şüphelerim var. Zaman zaman gerek kimi sahabeler gerekse ehli sünnet hakkında yer alan haddi aşan eleştirileri benim açımdan rahatsızlık vericiydi. Ama bütün bunlara rağmen istifade ettiğim noktaları düşündüğümde yine de okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap.
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2021 15:01
Ali Şeriati çağı anlayan bir İslam aydını. Aristokratların, burjuvazinin, feodallerin, tüccarların, devlet adamlarının eline düşmüş bir inanç ne kadar korkunç bir hal alıyor. Onlar inancın kaidelerini kendi çarklarına uygun çeviriyorlar. Böylece ortaya halka kanaat etmeyi telkin ederken diğerlerine aşırı gitme hakkı sunan karanlık bir ekol çıkıyor. İslam ne dünyadan el etek çekmenin ne de taşkınlığın inancı. Parayı insanı değerlerin alt yapısı yapan kapitalizmin inancı hiç değil. İslam, sahada aktif bulunanların, dünyasını genişletenlerin. Dışarda çağa uygun, içinde çağsız değerleri taşıyan menfaatsiz kahramanların İslamıdır.
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2019 21:20
Evet, Ali Şeriati’nin tüm kitapları bu sihirli cümleyle başlar. Sizi rahatsız etmeye geldim der. Eder de. Cümleleri, fikirleri insan da şamar etkisi bırakır. Silkelenirsiniz. Peki kimdir? Necidir efenim zatıâlileri? Kendilerinin asıl mesleği sosyolog olmakla birlikte ne ararsanız varcıdır. Aktivist, düşünür, yazar, çizer… Din sosyolojisi, dinler tarihi, İslam ekonomisi, yalnızlık psikolojisi, aşk v.s bi çok alan üzerine sayısız çalışmalara ev sahipliği yapmıştır. O Dr. Ali Şeriati’dir. J.P. Sartre’ın yakın arkadaşıdır. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz; onu her ekonomist, her sosyolog, her psikolog, her tarihçi, her ilahiyatçı, her siyasetçi her her her insan çok rahatlıkla okuyabilecek ve kendisine dair parçalar bulabilecektir. Gel gelelim kitabın kendisine. Şeriati burada bir dertten muzdariptir. İçini döker de döker. Koca göbekli medrese, âlim ve yönetici sınıfına söver de söver. İslam’ın ilerleyememesinin müsebbibini bu sınıf olarak görür. Kendilerini halktan soyutlayıp mersedese binmelerini sorgular. Ve bu, dönemin katı İran rejimine karşı övülesi bir cesarettir. Bunun bedelini de 44 yaşında zehirlenerek kellesiyle ödemiştir. Şükür ki kitapları bizlere miras kalmıştır da onu hep dinleme şansına erdik! Müslümanlar arasında adeta övünç kaynağı olarak görülen “züht” yani dinin yasak ettiklerinden sakınıp, buyurduklarını yerine getirme işini ele alır. Ama günümüz ruhban sınıfı bu işi iyice abartıp dünyadan tümden el etek çekme boyutuna getirir. Tıpkı manastır tayfası gibi, üzerine rahmetler yağsın Buda gibi. Buna da tasavvuf ismini vererek sempatikleştirmeye çalışmışlardır. Ya tasavvuf öğretisinde eksiklik vardır ,ki her öğreti gibi bununda cumburlop benimsenmemesi gerekir, ya da bizim dindarlarımız mevzuyu yanlış anlamışlardır. Çünkü iş öyle bir boyuta gelmiştir ki
1000Kitap
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2023 6. kitabı
Şeriati'ye göre, kapitalist dünyanın dayattıklarına karşı ekonomi hukukunu islam ekonomisinin bakış açısıyla anlamak, çıkarsama yapmak ve içtihat etmek olmazsa olmaz. Zira İslam dünyası Rasulullah döneminin ardından birçok toplumsal yapıyla karşılaşmış ve her defasında ayrı bir ekonomik baskıya maruz kalmıştır. Bu baskı bazen devlet eliyle bazense halk içinde doğan bir sınıflandırmayla gerçekleşmiştir.
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
Beğendi
·
2018 60. kitabı
Bu kitabı okuyunca halife osman döneminin şimdiki türkiye döneminin tıpatıp aynı olduğunu görüyorum, görürüz.o nasıl devleti ailesi ve sülalesinin malı haline getirdiyse günümüz ülkesinde de aynısını görüyoruz.guc olunca gelenek hiç değişmedi aynen devam ediyor.kutsal kitap ve güzel söylemler hikaye her dönemde...
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2018 19:32
Birçok sayfada altını çizdiğim birçok bölüm var.Bugünkü din tacirlerini iğneli diliyle mükemmel eleştiriyor ve çok mantıklı düşüncelere sahip.Etkilendiğimiz o kadar kötü durum var ki islamiyet ve müslümanlıkla ilgili.Temiz bir sayfa açmanıza yardımcı olabilecek bir kitap.Öte yandan islamiyet ile sosyalimi birleştirip,halifelere karşı tutumu dolayısıyla epey eleştirilen yönleri de var yazarın.
Din
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2021 52. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2021 18:59
İslam tarihinde sade yaşama yönelik tekelci vurgu, dünyadan el etek çekip zühde eğilim gösterme; en iyi, en ilerici Müslümanın en gerici olmasına sebep oldu. Diğer tarafta ise kapitalizm ve paracanlılıktan yana yorumlar, meşrulaştırmalar, yoldan çıkmış aristokratlığın meşrulaştırılması, altın ve gümüş yığmalar... Oysa her iki yaklaşım da yoldan sapmadır. Yani aslında bunların hiçbiri İslam değil. Bunların her biri bir yola düşüp yalın bir biçimde ve her zaman meseleyi sadece bir açıdan ele alarak ona vurgu yaptılar. Sonuçta bir araştırmacı için ve İslam'ın nasıl bir öğreti olduğunu öğrenmek isteyen bir öğrenci için, İslam'ın gerçek yüzü bilinemez oldu. Bir bakıyoruz İslam züht olarak karşımıza çıkmış, öyle ki Buda'yı ve Hindularin dervişlerini dahi geride bırakmış; bir bakıyoruz İslam paraya düşkünlük olup çıkmış, öyle ki Batı kapitalizmini dahi geride bırakmış.(Kitabın Arka Kapağında bulunan yazı) Kitap ve Ali Şeriati ile ilgili yazmak istediğim çok şey var bir türlü cümlelerimi toplayamıyorum. Ali Şeriati Peygamber dönemindeki İslamı ve günümüzdeki İslamı çok güzel karşılaştırmış. Kitabın başlarında dikkatimi başka bir şey çekti. Ali Şeriati Karl Marksın bazı görüşlerinin/doktrinlerinin daha önce zaten Kur'anı Kerim 'de geçtiğine dikkat çekti. Bu konu hakkında bir görüş bildirmeyeceğim ama konuşulması gerekir. . Ali Şeriati yi tekrar okumaya can atıyorum Herkese iyi okumalar, Kitapla Kalın
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
9/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 23:32
Batı medeniyeti ve İslam medeniyetinin pratik ve kavramsal bağlamda karşılaştırılması... İslam tarihindeki sade yaşama yönelik tekelci vurgu, dünyadan el etek çekip mistik öğretileri bile kıskandıracak derecede zühde eğilim gösterilmesi...İslam toplumlarina bunlar dayatilırken, İslam'ın paracanlılık yorumları, mülkiyetin, ilahi bir boyuta çekilerek meşrulaştırılması, yoldan çıkmış bir aristokratlık, altın ve gümüş biriktirmeler ve dayanağını paradan alan bir din ve din adamları. Kitabın temel vurgusu dinin bu iki pratikten yani zuhdi bir yaşamdan ve parasal inançtan kurtarılması. Dili sivri ve eleştirisi delici bir kitap. Kitabın vurucu cümlesi bence şu: "İlahi adalet adı altında, adaleti göklere çıkarmışlar ki, yeryüzünde ondan söz edilmesin.
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2018 17. kitabı
İslam tarihinde sade yaşama yönelik tekelci vurgu, dünyadan el etek çekip zühde eğilim gösterme: en iyi, en ilerici Müslüman’ın en gerici olmasına sebep oldu. Diğer tarafta ise kapitalizm ve para canlılıktan yana yorumlar, meşrulaştırmalar, yoldan çıkmış aristokratlığın meşrulaştırılması, altın ve gümüş yığmalar... Oysa her iki yaklaşım da yoldan sapmadır. Yani aslında bunların hiçbiri İslam değil. Bunların her biri bir yola düşüp yalın bir biçimde ve her zaman meseleyi sadece bir açıdan ele alarak ona vurgu yaptılar. Sonuçta bir araştırmacı için ve İslam''ın nasıl bir öğreti olduğunu öğrenmek isteyen bir öğrenci için, İslam''ın gerçek yüzü bilinemez oldu. Bir bakıyoruz İslam züht olarak karşımıza çıkmış, öyle ki Buda''yı ve Hinduların dervişlerini dahi geride bırakmış; bir bakıyoruz İslam paraya düşkünlük olup çıkmış, öyle ki Batı kapitalizmini dahi geride bırakmış. iyi okumalar
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2017 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2017 00:00
Yer yer Şeriati'nin sivri dilinin ve haklı sert eleştirilerinin olduğu enfes bir kitap. Peygamberin sosyal hayatından, işçi sınıfına verdiği önemden sıklıkla bahsediyor. Aristokrat yaşama nispet yaparcasına işçinin nasırlı ellerini havaya kaldırır ve onu öper. Üretimde payı olmayan herkesin parazit olarak nitelendirildiği satırlara dek her sayfasını büyük bir zevkle okudum. Israrla tavsiye ederim...
Din
İslam ve Sınıfsal YapıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2000577 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.