Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
328
Basım Tarihi:
Nisan 2008
Yayınevi:
Fecr Yayınları
ISBN:
9789756004449
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2018 00:00
"Sizi rahatsız etmeye geldim!" diyor Ali Şeriatı... Neden peki? Ali Şeriatı düşünce olarak bir çığır açmıştı, bir çok kesimi rahatsız etmiş, bir o kadar da uyanmalara sebep olmuştur. Çünkü devrimci ruhludur, tabu yıkandır. Slogan veya edebiyat değil gerçeklerle konuşur.. Öyle rahatsız etmiş ki savak militanları ve İngiliz istihbaratının ortak hedefi olmuştur. Kitap 6 bölümden oluşuyor: Birinci bölüm, İslam ve insan İkinci bölüm, özgürlük Üçüncü bölüm, insan, islam ve hümanizm Dördüncü bölüm, özgür insan insanin özgürlüğü Beşinci bölüm, insan ve tarih Altıncı bölüm egzistansiyalizm Öncelikle her daim gündem oluşturan, ideolojilerin, siyasetin, gündelik hayatin içinden bu kadar geniş başlıklar evet, işlenişi ve anlatımı bakımından temelde birşeyler olması gerekiyor. Felsefe ve sosyolojiye yabancı olmamak yani. İnsan... Doğanın, tarihin, toplumun ve kendinin zindanından olan, ister balçığa ister eşrefi mahlukata doğru yaklaşan, hem maddi hem manevi bunalımlardan yaşayan, her daim ne türlü yaşayacağı yada yaşamanın ne olduğunu tartışan... Şeriati, ideolojileri ve belirli popüler akımları, özellikle marksizmin ve egzistansiyalizmin çelişkilerini kurucularının ifadeleri ile ortaya koyuyor. Yahu adam fikirli fikirle yeniyor! Polemik yada saldırı ile de değil, tutarlı üstelik tartışmaya açık kapı çoğu kez bırakmadan. Çünkü felsefede hep öğrendik ki önemli olan sorudur, cevaplar görecelidir, çoktur vs. Ama şeriatı soruyu gündeme getiriyor ve ideolojilerin tutarsızlıklarindan sonra sistematik ve tutarlı fikirler sunuyor. Şeriati kitabı tamamlayamadan suikaste kurban gitmiştir. Bir kaç yeri çevirmenin belirtmesi, garip bir etki bırakıyor. "İnsan kendisi de doğanın ürünü olmasına rağmen doğada başka bir yol çizen güçtür" diyor mesela.. 'Doğanın ürünü' , 'rağmen' 'güç'..
Din
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
Sizi rahatsız etmeye geldim!
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2021 91. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 02:00
Kitabın girişinde bu cümle sizi karşılıyor!.. Din konusunda mantıksal çıkarımlar yapabilmek adına, bazı soru işaretlerini en azından aralamak adına aldığım bu kitapta duygularımı ifade edecek olursam sırasıyla; heyecanlandım, duruldum, sıkıldım, derinleştim, rahatsız hissettim, coştum ve en sonunda çarpıldım... Ali Şeriati'nin konulara hakimiyeti, kapsayıcı bakışı, uzak durulan yerleri cüretkâr bir şekilde aralaması, derinliği ve kullandığı metaforların tanımlayıcılık gücüne söylenebilecek pek bir şey yok... Ali Şeriati ile biraz geç tanıştım ama belki de şu anda tanışmam gerekiyordu, onu anlayabilmek, derinliğini kavrayabilmek Sarte'ın insan için özü varlığından sonra gerçekleşen tek varlıktır tanımından yola çıkarak belki de özümü oluşturduğum bu süreçte Ali Şeriati durağına şimdi gelmem gerekiyordu:) Kitabın sonuna doğru kendi hislerini paylaştığı kısım beni ayrıca etkiledi. Daha da yazacak bir şey bulamıyorum ve kalanını da aktaramıyorum... Bu durumu kitaptan bir alıntı ile paylaşıp incelemeyi müsadenizle bitiriyorum: "Bundan sonra beyaz satırlar başlıyor. Sessizce söylenen cümleler başlıyor. Peki beyaz satırları hangi göz okuyacak? Peki sessizce söylenen cümleleri kim dinleyecek?" Ali ŞeriatiAli Şeriati İnsanİnsan
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
İnsan
Puan vermedi
Bu incelemenin kitapla ALAKASI YOKTUR İnsan tam olarak ne senin gözünde et yığını mı yoksa duygusal zeki ve becerikli birimi bizi diğer canlılardan ayıran ne kaşımız gözümüz burnumuz mu tam olarak ne ben söyleyeyim mi mantıklı doğruyu ve yanlışı ayırt edebilme gibi bir özelliğimiz varken İrademizi kullanma şansımız varken kendimizi çöpten farksız gibi görüyoruz bu nasıl bir şey ya size hiçbir insan siz çöpmüş müsünüz değersizmişsiniz gibi davranamaz buna izin vermeyin onlar gerekirse size kuyu kazsın siz kendinizi bildiğiniz sürece o kuyuya düşmezsiniz bundan emin olun kendinize güveniniz tam olsun
1000Kitap
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2024 22. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 15:08
Ali Şeriati’nin “İnsan” adlı kitabında, insanın yalnızca fiziksel bir varlık olarak ele alınmadığını, aynı zamanda çift unsurlu bir yaratılışla değerlendirildiğini görüyoruz. Bu yaratılışın bir yönü, insanın maddi kökenine, yani toprağa dayanır. Diğer yönü ise, Tanrı'nın insana ruh üflemesiyle oluşan manevi varlığına işaret eder. Ali Şeriati’ye göre insan, bu özellikleriyle dualist bir yapı sergiler. Bir yanı çamurdan, yani kötülüğü ve maddiyatı içinde barındıran fiziksel yanı, diğer yanı ise Tanrı’nın ruhundan gelen ilahi ve manevi yanıdır. Dolayısıyla insan, içinde Tanrı’ya ait tüm nitelikleri barındıran bir varlık olarak tanımlanır. Ali Şeriati, insanı incelerken evrende ona dair hangi olgu varsa, onlara da değinmeye çalışır. Bu bağlamda, humanizm, nihilizm, egzistansiyalizm gibi felsefi akımların insan üzerindeki etkilerini tartışır. Bu akımları ele alırken İslam ile bir karşılaştırma yapar ve bu düşünce sistemlerinin insanın doğasına uygun olmayan yönlerine dikkat çeker. Sonuç olarak, Allah’ın insanı dünyaya gönderirken ona İslam’la birlikte evrende yaşayabileceği ve kendini var edebileceği bir sistem sunduğunu savunur. Ayrıca, Şeriati, Adem’in cennetten kovulmasıyla insanın Tanrı’ya karşı gelme potansiyelinin ortaya çıktığını, yani insanın içinde hem yaratıcı hem de isyankar bir gücün bulunduğunu belirtir. Bu, insana büyük bir sorumluluk yükler; çünkü Allah, insanı yeryüzündeki halifesi olarak görmüş ve insanın amaçsız bir hayat sürmemesi gerektiğini vurgulamıştır.Şeriati, insanın tarihin, coğrafyanın ve ekonominin etkisiyle kendini aramaya ve bulmaya çalıştığını ifade eder. Bu süreçte, çeşitli felsefi akımlar geliştirilse de, hiçbiri İslam kadar insanın özünü doğru bir şekilde yansıtamamıştır. İnsanın kendini bulabilmesi için İslam’ın öğretilerine göre
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 22:35
Sosyolojik tabir ile insan; iradesi olan, yaratma, seçme, ayırtdetme gücü bulunan ve sorumlu olan bir varlıktır. Sorumluluk benim seçme'min ve irademin ürünüdür. Bisey özgür olduğu ölçüde, seçme ve irade gücü olduğu ölçüde doğa, çevre ve kalıtım yoluyla elde ettiği şeyler, eğitim ve öğretim onu şuursuzca yaratan şeylere karşı baş kaldırdığı ölçüde insandır. Herzamanki gibi yine bir Ali Şeriatı kitabı ve farkıyla buluştuk. Kitaplarında derin sosyolojik ve felsefik gözlemlerin sonucu yazılar ile dolu yazılar.
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2015 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2015 23:57
Daha sonra okudugum pek çok sosyolojik kitabın buradan beslendiğini düşünüyorum. Bence bir başucu kitabı. Özellikle içindeki insanın dört zindanı bölümü kitabın çekirdeğini oluşturuyor. Bana çok şey kattı. Kapağı kapattığıniz anda biten bir kitap değil tesiri yıllarca sürüyor, düşündürüyor.
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2018 4. kitabı
Sonunu gözyaşları icinde getirdigim bir kitap ... Kitabin son sayfalarinda Seriatinin can cekisine gozlerim tanik eder gibiydi bu can çekiş sadece onun ruhu ile bogusmasi miydi yoksa kendi solugumun bogazima yapismasini mi goruyordum Seriatinin suretinde ... Toprağa tutsak insanin Allah'a dümdüz bir yol olmasindan bahseden satirlar ibadet tasavurruma baska bir ufuk acti, ne guzel tanimlamisti icimizdeki kimilerini ne guzel de anlatmıştı Ali'den dem vurup Nemrutca yasayanlari... Ilk okumaya basladigimda kitaba fazlasiyla teorik bilgiler var diye dusunmustum kitap sabir istiyor sona dogru gelindiginde kitabin her bir kelimesi vurucu bir mizrak gibi beyninize isliyor
Din
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Ali ŞeriatiAli Şeriati diğer okuduğum kitaplarına göre dili daha ağır geldi .Biraz fazla bilgi aktarımı insanı sıkıyor .Ama yine faydalanılarak çok fazla bilgi var . İnsanın çamurlaşmasını ya da Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmasını çok iyi anlatıyor .Ali Şeriati nin bakış açısından dolayı herkesin okuması gerekir diye düşünüyorum.
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2016 00:00
"İnsan"ın yaratılışı,yaşayışı,diğer varlıklardan farkı ve İslam'daki yeri kitapta ele alınan konulardan bazılarıdır.Ali Şeriati'nin bu kitapta çok önemli tespitlerinin olduğu kanaatindeyim.Kitapta etkilendiğim bazı yerler oldu.Ama ağır bir kitap olduğunun da altını çizerim..
Din
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
Ali Şeriati’nin İnsan kitabı, insanın varoluşsal yapısını, tarih içindeki konumunu ve sorumluluklarını ele alan felsefi ve sosyolojik bir çalışmadır. Şeriati, insanı hem biyolojik hem de ruhsal yönleriyle inceleyerek, onun içindeki çelişkileri, özgürlük arayışını ve ahlaki sorumluluklarını vurgular. Kitapta, insanın bir yandan “çamurdan” yani maddi dünyaya bağlı olduğu, diğer yandan “Allah’ın ruhundan üflenmiş” bir varlık olarak yüce bir anlam taşıdığı anlatılır. Şeriati, bu iki yön arasındaki çatışmanın insanı sürekli bir mücadeleye sürüklediğini ve insanın gerçek kimliğine ulaşmasının, bilinçli bir tercih yaparak hakikatin tarafında yer almasıyla mümkün olduğunu söyler. Eser, İslam’ın insan anlayışını modern düşünceyle harmanlayarak, bireyin özgürlüğü, iradesi ve toplumsal sorumlulukları üzerine düşündürmeye yönelik güçlü bir anlatım sunar. Özellikle insanın “sorumlu bir varlık” olduğu vurgusu, kitabın temel mesajlarından biridir.
İnsanAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2008848 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.