Neden Okumalısınız?"
"Cenneti Arayan Adam", sadece bir otobiyografi değil; modern bir Müslüman zihnin son 50 yıllık İslam dünyası panoramasını çıkardığı dürüst bir hesaplaşma. Yazar, bizi Londra’nın soğuk sokaklarındaki tebliğ halkalarından alıp, Mekke’nin betonlaşan tarihine, Malezya’nın siyasi koridorlarından İran Devrimi’nin heyecanlı (ve sonra hüzünlü) günlerine götürüyor.
"Kitabın Ruhu"
Kitabın en etkileyici yanı, yazarın kendine taktığı "Septik Müslüman" sıfatı. Serdar, dinden şüphe etmiyor; dindarların dini yaşayış biçimlerinden, slogana dönüşmüş ideolojilerden ve taklitçilikten şüphe ediyor.
Kitapta beni en çok sarsan sahnelerden biri, ilk bölümlerdeki o çöpçü/işçi karakteriydi. Kitabi bilgilerle dolu, mesafeli bir tebliğciye karşı; hayatın içinden, nasırlı elleriyle imanı tarif eden o işçinin samimiyeti, aslında kitabın bize sorduğu temel soruyu özetliyor: "Din, bir formül müdür yoksa bir hal dili mi?"
"Duraklar ve Hayal Kırıklıkları"
Ziyaüddin Serdar; cemaatleri, vakıfları, siyasi hareketleri ve hatta hayran olduğu büyük alimleri bile eleştirmekten çekinmiyor. Ama bu eleştiri yıkıcı değil, yapıcı bir arayışın parçası. "Ulu Meyve Ağacı" olarak tanımladığı İslam geleneğinin, bugün neden kurumuş bir müze eseri gibi algılandığını sorgularken aslında her birimizi kendi zihnimizdeki putları kırmaya davet ediyor.
"Kimin İçin?"
Eğer siz de;
"Müslüman kalarak nasıl modern ve rasyonel bir birey olunur?" sorusuna kafa yoruyorsanız,
İslam dünyasının neden yerinde saydığını bir de "içeriden" bir gözle görmek istiyorsanız,
Sloganların ötesinde, samimi ve dürüst bir entelektüel yol arkadaşı arıyorsanız;
Bu kitap sizin için biçilmiş kaftan.
"Cennet, gidilecek bir yer veya ulaşılacak bir sistem değil; hakikatin peşinde, adaleti rehber edinerek yürünen o zorlu ama