Rana

İnsan zihni tek odalı bir ev değil; dehlizleri, gizli odaları ve göğe açılan pencereleri olan "dokuz yüz katlı" bir saray.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eğer insan, kendi derinliklerindeki o dokuz yüz katlı sarayı keşfetmek yerine sadece giriş katında yaşamaya razı olursa, hayatı boyunca hep bir şeylerin eksik olduğunu hisseder.
Kar yağarken, karı izlerken gözüm uzaklara dalıyor. İçimde kıpırdayan bir ses var; sabırsız, aceleci… “Hadi,” diyor, “al götür beni. Her şeyden uzağa. Sadece sana.” Gelsem yanına… Zaman bir anda çözülse. İçimde biriken bütün ağırlıklar sana doğru koşsa. Boynuna sarılsam; kardan, soğuktan değil de senden ısınsam. Karda koştursak, kahkahalarımız havada buhar olup karışsa geceye. Bir yere sığınsak sonra… Dar, sıcak bir yer. Çay içsek; bardaklardan çok bakışlarımız yansa. Sen sigara yakarken dumanı değil seni izlesem. Usulca elinden alsam sigaranı, “Şimdi ben varım,” der gibi. Akşam karanlığına karışsak. Bir yerde yemek yesek. Sen konuşurken sesine takılsam, susarken bakışlarına. Beni izlesen yemek yerken; o bakışta bildiğim her şeyden daha fazlası olsa. Sonra yürüyüşe çıksak. El ele değil;
Sükût bir hâl. Tefekkür bir yol. Fuzuli
Ben doğruyu savunduğum için yanlışın hedefi oldum. Bu benim kusurum değil.