Şamil Öçal

Şamil Öçal

Çevirmen
9.0/10
64 Kişi
·
258
Okunma
·
0
Beğeni
·
54
Gösterim
Adı:
Şamil Öçal
Tam adı:
Prof. Dr. Şamil Öçal
Unvan:
Türk Akademisyen, Öğretim Üyesi, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Yozgat, Türkiye, 1967
1967 Yılı Yozgat Akdağmadeni’nde doğdu. 1989 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1994 yılında Yüksek Lisansını tamamladı. 1999 yılında “Kemalpaşazâde’nin Felsefi ve Kelâmî Görüşleri” adlı çalışmasıyla doktor ünvanını aldı. 1994-2004 yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi Felsefe Bölümünde Araştırma görevlisi olarak görev yaptı. 2004-2008 yılları arasında , New York Baş Konsolosluğu’nda Eğitim Ataşesi olarak çalıştı.

2008-2009 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünde UNESCO ve BM’den sorumlu şube müdürü olarak çalıştı. 2009 yılında Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne Yardımcı Doçent olarak atandı. 2012 yılında doçent ünvanını aldı. Halen Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde öğretim üyesidir.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
328 syf.
·Beğendi·10/10
Dili ağır olduğu için anlayarak,düşünce boyutunda tane tane okunması gereken bir kitap.Sayfalarına her dokunuşta benliğimizin derinliklerinde iç alemimizi aydınlatan cümleleriyle, dünyaya gelişimizi, varoluş gayemizi,yaratılışımızı,bedenimizin çamurdan,ruhumuzun, bütün uzuvlarımızın Allah'tan olduğunu beyinlerimize bir kez daha kazıyan muhteşem bir eser.

//“Çünkü insandan sorumluluğu kaldırdığımızda sahip olduğu tüm değerleri ondan almış oluruz.”

//"İnsan iyi ya da kötü olmakta hürdür. Hem balçık olabilir hem de Allah'ı isteyen. Kısaca irade, insanın en büyük özelliğidir. İşte Allah ile insan arasındaki ''akrabalık''da buradan anlaşılmaktadır."

//"İnsan istediği şekilde bir yaşam sürdürebilir;ama "nasıl" yaşadığını bilemez, çünkü "niçin" yaşadığını bilmiyor."

//"İnsan, kendi fıtratının derinliğinde daima "mutlak", "sonsuz", "ebedilik", "ezelilik", "aydınlık", "daimi ve sonsuz olma", "zamansızlık", "mekansızlık", "sınırsızlık", "renksizlik", "mutlak mücerretlik", "kutsallık", "hürriyet ve mutlak serbestlik", "başlangıcın ilki", "sonun en sonu", "gayret-i mutlak", "mutlak mükemmel", "gerçek saadet", "mutlak hakikat", "kesin anlayış" "aşk", "güzellik", "mutlak hayır", "güzelliğin en güzeli", "temizlerin en temizi"... arzusunda olmuştur.
Kendisinin o gerçek "ben"i-ni, bu maverai anlamlara yakın görmüştür. Onlara şiddetli ihtiyaç duymuştur.
Bu dünya ise nisbi, sınırlı, arızi, ortalama, kötü, eziyet verici, bulaşık, soğuk, bilgisiz, mekan ve zamanın aşağılık bir kölesi, noksanlığın ve ölümün esiridir..!"

İnsan yeryüzünde Allah'ın halifesi ve onun akrabasıdır. Diğer bütür varlıkların kendi emrine verildiği, irade sahibi olan, Allah'ın seçtiği yegane varlıktır. Yani yeryüzünde mutlak irade sahibi olan istediği herşeyi yapan Allah, kendi ruhundan insana üflemiştir. İnsan, iradesiyle yeryüzünde Allah'a benzer şekilde O'nun gibi hareket edebilir. Ancak O'nun kadar değil.

Hepsinden önemlisi de insanın balçık ve Allah arasında bulunması ve irade sahibi olduğu için de ikisinden birine meyletme serbestinin elinde olmasıdır. Özgürlük ve seçme hakkı insanın sorumlu olma zorunluluğunu da beraberinde getirir. Bundan dolayıdır ki İslam' göre insan, kendi alın yazısından sorumlu olan tek varlıktır.
(Tanıtım Yazısından)
328 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10
"Sizi rahatsız etmeye geldim!" diyor Ali Şeriatı... Neden peki?
Ali Şeriatı düşünce olarak bir çığır açmıştı, bir çok kesimi rahatsız etmiş, bir o kadar da uyanmalara sebep olmuştur. Çünkü devrimci ruhludur, tabu yıkandır. Slogan veya edebiyat değil gerçeklerle konuşur.. Öyle rahatsız etmiş ki savak militanları ve İngiliz istihbaratının ortak hedefi olmuştur.

Kitap 6 bölümden oluşuyor:
Birinci bölüm, İslam ve insan
İkinci bölüm, özgürlük
Üçüncü bölüm, insan, islam ve hümanizm
Dördüncü bölüm, özgür insan insanin özgürlüğü
Beşinci bölüm, insan ve tarih
Altıncı bölüm egzistansiyalizm

Öncelikle her daim gündem oluşturan, ideolojilerin, siyasetin, gündelik hayatin içinden bu kadar geniş başlıklar evet, işlenişi ve anlatımı bakımından temelde birşeyler olması gerekiyor. Felsefe ve sosyolojiye yabancı olmamak yani.

İnsan... Doğanın, tarihin, toplumun ve kendinin zindanından olan, ister balçığa ister eşrefi mahlukata doğru yaklaşan, hem maddi hem manevi bunalımlardan yaşayan, her daim ne türlü yaşayacağı yada yaşamanın ne olduğunu tartışan...

Şeriati, ideolojileri ve belirli popüler akımları, özellikle marksizmin ve egzistansiyalizmin çelişkilerini kurucularının ifadeleri ile ortaya koyuyor.

Yahu adam fikirli fikirle yeniyor!

Polemik yada saldırı ile de değil, tutarlı üstelik tartışmaya açık kapı çoğu kez bırakmadan.
Çünkü felsefede hep öğrendik ki önemli olan sorudur, cevaplar görecelidir, çoktur vs. Ama şeriatı soruyu gündeme getiriyor ve ideolojilerin tutarsızlıklarindan sonra sistematik ve tutarlı fikirler sunuyor.

Şeriati kitabı tamamlayamadan suikaste kurban gitmiştir. Bir kaç yeri çevirmenin belirtmesi, garip bir etki bırakıyor.

"İnsan kendisi de doğanın ürünü olmasına rağmen doğada başka bir yol çizen güçtür" diyor mesela.. 'Doğanın ürünü' , 'rağmen' 'güç'.. Her cümlesini titizlikle yazdığı, verdiği örnekleri bir araya getirişi emek kokuyor sahiden..
'İnsan, bir yarısında şeytani, diğer yarısında ilahi özellik olan, ben bilinçli ve yaratıcı bir varlıktır' ...'Sorumluluk iradeyi, irade özgürlüğü getirir' gibi gibi tespitleri sayfalarca hayranlıkla okudum.

Aynı dönemde bir arkadaşım(ateist) Ali bir başka arkadaşım(sağlam bir dindar) da Ebuzer' i okudu. Ara ara birbirimize birşeyler yolladik.. Fikrilerimizin farklılığına rağmen hepimiz hayran kaldık..

Nacizane fikrim Ali şeriati'nin her kesim tarafından okunması gerektiği. Mesele fikirlerine katılmak veya katılmamak da değil; yaklaşım ve Eleştirel düşünme.

Ali Şeriati sağlam tabularla örülmüş taburdan duvarları yıkıp bambaşka bir pencere açmış o zindanlara.

Herkese iyi okumalar...
328 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
"İnsan"ın yaratılışı,yaşayışı,diğer varlıklardan farkı ve İslam'daki yeri kitapta ele alınan konulardan bazılarıdır.Ali Şeriati'nin bu kitapta çok önemli tespitlerinin olduğu kanaatindeyim.Kitapta etkilendiğim bazı yerler oldu.Ama ağır bir kitap olduğunun da altını çizerim..
328 syf.
·Puan vermedi
Sonunu gözyaşları icinde getirdigim bir kitap ...
Kitabin son sayfalarinda Seriatinin can cekisine gozlerim tanik eder gibiydi bu can çekiş sadece onun ruhu ile bogusmasi miydi yoksa kendi solugumun bogazima yapismasini mi goruyordum Seriatinin suretinde ...
Toprağa tutsak insanin Allah'a dümdüz bir yol olmasindan bahseden satirlar ibadet tasavurruma baska bir ufuk acti, ne guzel tanimlamisti icimizdeki kimilerini ne guzel de anlatmıştı Ali'den dem vurup Nemrutca yasayanlari...
Ilk okumaya basladigimda kitaba fazlasiyla teorik bilgiler var diye dusunmustum kitap sabir istiyor sona dogru gelindiginde kitabin her bir kelimesi vurucu bir mizrak gibi beyninize isliyor
328 syf.
·Beğendi·9/10
Ali Şeriati, Jean Paul Sartre ile sohbet etmesine rağmen inancına böyle bağlı olması beni her zaman düşündürmüştür. İnsanı bu kadar derinlikli işlemesinin yanı sıra varoluşu bir nedene yani yaratıcıya bağlamaktadır. Bana göre bu düşünceden kopmamasının sebebi ahlak ve dini birbirinden ayırmamasıdır. Çünkü yaşadığı çevre ahlak yapısı yüksek ancak dindar bir çevre olduğu için bunun her yerde her insanda mümkün olabileceğini öne sürmektedir. İnsanı ahlaki çerçeveye çok iyi bir şekilde sevk etmesine rağmen dini olgu yanıltmaktadır onu. Günümüz insanında bilinçsiz bir yargı vardır. Dindar birini ahlaklı biriymiş gibi bağdaştırması. Zaten ne geliyorsa başımıza bu yargımızdan geliyor hep.
328 syf.
·9 günde
İçinde 9 bölüm bulunan bu kitap kaynak bir kitap niteliğinde.
Ali, Ali Yalnızdır, Ali'ye Niçin İhtiyaç Var? Ali'nin Takipçileri ve Çektiği Sıkıntılar, Ümmet ve İmamet gibi..
İslam, Hz.Muhammed ve Ali hakkında belki de bilmediğiniz tarihi gerçeklere tanık olacaksınız. Şii ve Sunii ayrımı da güzel tanımlanmış. Durumlara bir sosyolog gözüyle bilimsel olarak yaklaşım sağlanmış ve gerekli ispatlarla birlikte ifade edilmiş.
Beni etkileyen bir kitap oldu. Özellikle ilk başlarda neden Tanrı inancına ve ahiret inancına ihtiyaç duyarız? Bu sorunun cevabı verilmiş. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir eser.
328 syf.
·Puan vermedi
Insan yaratılış gereği 2 ye ayrılır ,balçığın ağır bastığı ve etrafımızda kanımca şuan çok olan Alçak Insanlar ,birde Allahın kendi iradesinden verdiği ve ruhi yüksek olan şuan da badur görülen Ahlaklı insanlar...

Yazarın biyografisi

Adı:
Şamil Öçal
Tam adı:
Prof. Dr. Şamil Öçal
Unvan:
Türk Akademisyen, Öğretim Üyesi, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Yozgat, Türkiye, 1967
1967 Yılı Yozgat Akdağmadeni’nde doğdu. 1989 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1994 yılında Yüksek Lisansını tamamladı. 1999 yılında “Kemalpaşazâde’nin Felsefi ve Kelâmî Görüşleri” adlı çalışmasıyla doktor ünvanını aldı. 1994-2004 yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi Felsefe Bölümünde Araştırma görevlisi olarak görev yaptı. 2004-2008 yılları arasında , New York Baş Konsolosluğu’nda Eğitim Ataşesi olarak çalıştı.

2008-2009 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünde UNESCO ve BM’den sorumlu şube müdürü olarak çalıştı. 2009 yılında Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne Yardımcı Doçent olarak atandı. 2012 yılında doçent ünvanını aldı. Halen Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde öğretim üyesidir.

Yazar istatistikleri

  • 258 okur okudu.
  • 20 okur okuyor.
  • 225 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.