"Zaman geri dönmüyor, hayatım tükenip gidiyor. Tabii bunu daha önce de biliyordum ama kırk yaşındayken insan bunu daha farklı biçimde biliyor. Artık o ' umutlar vaat eden delikanlının ' yalnızca bir bando flaması olduğunu, 'büyük' sözcüğünün anlamsız olduğunu ve tüm diğer insanlar gibi adım adım ölüme gitmek üzere kurulan bir oyuncaktan farksız olduğumu biliyorum."
Günümüzde aşk bir haz formülüne dönüştürülerek pozitifleştiriliyor. Her şeyden önce hoş duygular uyandırılması bekleniyor. O artık bir olay örgüsü, bir anlatı, bir drama değil, herhangi bir sonuca yol açmayan bir çoşku ve uyarım sadece. Yaralanmanın, aniden gelişin veya düşüşün negatifliğinden bağımsız.