Dikkat ederseniz kız çocuklarına hep Buket, Gül, Açelya, Akasya, Fulya gibi çiçek isimleri verilirken erkek çocuklarına Çınar, İlyas gibi ağaç isimleri konuluyor. Kız adları zarifliği, güzelliği simgelerken erkek adları da gücü, kahramanlığı çağrıştırıyor.
Sabit tavsiyelere ihtiyacınız yok sizin. Çünkü bugün doğru olan, yarın doğru olmayabilir ve bir durumda doğru olan başka bir durumda yanlış olabilir. Asıl ihtiyacınız olan sabit bir hayat modeli değil, bakış açısıdır.
"Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez" der Andre Gide. Seçimini yap, kanatlarını aç ve süzül gökyüzünde. Sen bile kendine şaşıracaksın.
Adam Macqueen, Lever' in işçilerinin mükemmel bir yaşamının olduğunu; mimari detaylara önem verilen, Lever'in kendi zevkine göre yapılmış ferah evlerde yaşadığını, fakat hayatlarının sıkı kurallara bağlı olduğunu söyler. Bölümlere ayrılmış büyük yemekhanelerde, Lever'in kendi sanat koleksiyonundan arta kalan parçalar olan Rafael öncesi başyapıtlar eşliğinde hep birlikte yemek yerlerdi. Köyün spor salonunda birlikte spor yaparlar veya köy ormanının yanındaki havuzda birlikte yüzerlerdi. Ortaçağ dönemi stilinde yapılmış kilisede ibadet ederler, Temperance Hanı'nda içki içerler ve "zorunlu" tarih, dil ve edebiyat derslerine birlikte girerlerdi. (The King of sunlight", Times, 13 Mayıs 2004).
Bu paternalist yaklaşım işçilerin yaşamına tamamen nüfuz etmişti. Boş zamanlarında köy yönetimi tarafından "1000 koltuklu salonlarında" düzenlenen faaliyetlerden birine katılmaları beklenmekteydi; bu faaliyet filarmoni orkestrası konseri veya amatör bir tiyatro topluluğunun gösterisi olabiliyordu.