Morpeko

7/10
·400 syf.··
2026 12. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 23:16
Fantezi okumak bambaşka evrenler göreceğim için hep korkutur beni. Çünkü o evreni anlamak gerekir başta. Witcher'ı da bu sebepten dolayı uzun süre ertelesem de hiç öyle olmadı. Evrene dair sadece temel şeyler görüyoruz. Üstüne akıcı bir dil de eklenince rahat ve keyifli bir deneyim sunuyor. Kitapta Geralt'ın yaşadığı altı bağımsız öykü ve mantığın sesi isimli ara bölüm diyebileceğimiz kendi içinde bağlantılı öyküler var. Kitaba adını veren "Son Dilek" sonuncu öykü. Öykülerde peri masallarından referanslar da bulunuyor. Ufak bir tanıdıklık hissiyatı ile çok farklı şeyler görüyoruz. Hangi öykü hangisinden önce diye biraz kafa yormak da eğlenceliydi. Geralt'ın insan muamelesi görmemesine rağmen herkesten daha insan oluşunu, Dandelion'un gezeveliğini ve maceralara tat katışını, Nenneke'nin sivri dili ve koruyucu tavrını sevdim. Favori öyküm "Dünyanın Ucu" ve "Mantığın Sesi" kısımları. Dünyanın ucu'nda elflere dair şeyler görüyor ve bazı hisleri paylaşıyoruz, mantığın sesi'nde Geralt'ın ilişkili olduğu karakterleri duyuyor ve az çok ne yaşandı öğeniyoruz bu yüzden sevdim. Evrenin sonraki kitaplarda derinleşeceğini düşündüğümden ve anlatımını sevdiğimden devam edeceğim. Bi de kapaktaki ejderhaya aldanmayın kitapta ejderha yok
The Witcher - Son DilekAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20174,278 okunma
Reklam
Tam aradığım tarz
8/10
·112 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:02
Bilim kurgu sevmeyen biri olarak bu tarzı çok seviyorum. Teknolojiden ziyade oluşan ırklar, kendi içlerinde ve birbirleriyle olan ilişkilerini okumak çok keyifliydi. Fazla derin olmasa da hikayeyi ve insanların torunlarını beğendim. Mars'a gittiler torunları oldu bitti gibi sanmıştım daha fazlası varmış. Bazı tasarımlar gerçekten ilginçti bu arada :D ve çizimli olması alınan zevki baya arttırıyor, önerimdir!!
All TomorrowsC. M. Kösemen · Time Publishing · 2023112 okunma
yol hepimizden yana olsun
7/10
·416 syf.··
2025 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 00:00
Kitap incelemesi olsa da yazardan bahsetmeden başlamak istemiyorum. D. N. Archeron karakterini çok sevdiğim, gerçekten samimi bir insan. Bu yüzden de kitabını uzun süredir okumak istiyordum ve yeni nasip oldu. Videolarını izleyin bu arada çok güzeller. Beğendiğim kısımlarla başlıyorum. Öncelikle yazım dili güzeldi, okuması kolay ama asla basit denecek seviyede değil. "Yol senden yana olsun." Gibi o dünyaya ait bir cümle duymak da hoştu keşke daha fazla böyle kalıplar olsaydı. Karakterlere gelirsek gerçekçi yazılmışlar diyebilirim. Yaşadıklarını oldu bittiye getirip hayatlarına olduğu gibi devam etmiyorlar, travmaları da onlarla birlikte yolculuk ediyor. Örneğin Eira karakteri kitabın başında kardeşini kaybediyor ve bu olayın sebep olduğu düşünceleri kitap boyu onun zihninde görüyoruz. Gerçekçi gelseler de ayrı ayrı bir sevgi duymadım karakterlere karşı ki illa sevmeme gerek yok. Yalnız bizim dörtlünün arasındaki ilişkiyi ve Zaina'yı sevdim. Zaina'da kendimi gördüm mü hayır ama nedense bir sempati besliyorum. Komik olan kitaba başlamadan önce en az seveceğimin Zaina olacağını düşünmemdi :D Burda tek eleştirim karakterlerin birden geçmişlerini anlatmaya başlaması. Belki benim de yapabileceğim bir şey ama yeni tanıdığın birisine travmanı anlatmazsın diye düşünüyorum. Tempo konusunda insanlar sakin vs dese de benim hoşuma gitti, belli bir yere kadar sıkılmadım hiç(orayı birazdan söyleyeceğim). Tür olarak bakınca ağır bir fantastik değildi. Dünyayı şu an yeteri kadar tanımıyoruz ama derinleşmesini isterim. Bunun sebebi belki karakterlerin hissettiklerinin ve hissettirdiklerinin ön planda olmasıdır. Ama sonuçta fantastik olduğu için o dünya kurulumunu vs görmek istiyorum. Sevmediğim kısımlara gelirsek ilk olarak olay yoğunluğunın az olması. Yukarıda dediğim gibi sakin olması
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,668 okunma