"İnsanlar sözün en güzelini söylemeye ve konuşmaya özen göstermelidir. Aksi halde şeytan aralarını bozar ve onları birbirine düşman eder. Çünkü şeytan da onların düşmanıdır."
"Her canlı, varlığını sonsuza dek sürdürmeyi ve varlığını korumayı refleks olarak yaşamaktadır. Oysa ölüm bir gerçekse!?.. İşte sihirli düğüm bu noktadır. Sihirli formülü keşfetmenin ilk adımıdır. Ölüm, bir aritmetik sayı doğrusu gibi sonsuz eksilerden gelip ulaşılan sıfır noktası mıdır? O noktadan hareketle sonsuz artılara yürümek ve devam edip gitmek midir? Belki de... Zira o takdirde sıfır, bir yokluk değil onar onar artan çokluktur. Yokluk değilse, ölüm varoluşun bir başka süreci diriliş de yeni bir hayatla, başka bir başkalaşımla yürüyüşü devan eden yenilenmiş, yinelenmiş hayattır. Son/ahiret, bu hayatın sonu, ama varoluşun devamı ve bir başka hayat, diriliş..."
“Allah bize yardım etmek dilerse, gönlümüze yalvarma, ağlayıp inleme isteği verir. Allah aşkıyla ağlayan göz, ne mutlu gözdür. Allah aşkı ile tutuşup yanan gönül ne mübârek bir gönüldür. Her ağlamanın sonu, gülmektir. Bu sebepledir ki her hadisenin sonunu gören kişi mutlu ve kutlu bir kuldur. Nerede akarsu varsa, orada yeşillik vardır. Nerede göz yaşı dökülürse, oraya rahmet gelir, merhamet olur. Bostan dolabı gibi inleyerek gözlerinden yaşlar saç da, can bağında yeşillikler bitsin. Göz yaşı istiyorsan, gözü yaşlı olanlara acı. Acınmak, merhamete kavuşmak arzu ediyorsan, zayıflara, zavallılara merhamet et.” (Mevlânâ, Mesnevî, 817-822. beyitler)