Kompartıman boştu, yatmak için düzenlenmiş değildi, şöyle bir saat kadar orada oturup biraz okumaya, kafamı dinlemeye karar verdim. Kitabımı alıp kuruldum içine. Kanepe, turuncu renkte ipek kumaşla kaplanmıştı, pencereye tutturulmuş açılıp kapanır küçük masanın üzerinde bir kül tablası duruyor, gaz lambası da güzel güzel yanıyor. Puromu tüttürüp okumaya koyuldum...
İşte devlet sana, devlet baba, otorite denen, güvenlik denen devlet babamız ! İnsan pek alıp vereceği olsun istemez kendisiyle, serttir, hatta hoyrattır ama güven duyabilirsin kendisine, güvenebilirsin! Senin de bavulun işte Hazreti İbrahim'in emin ellerindeymiş gibi güven altındadır.