Halk, yaşadığı yokluk ve fakirliğin başarısızlık değil bir tür imtihan olduğuna inandırılmış ve buna karşı çıkmanın "dünyaya değer vermek" gibi oldukça günah bir eylem olduğuna ikna edilmişti. Toplum dinini dahi öğrenmekten uzak kalmış, sözde din adamlarının hurafeler ve gerici düşüncelerle iç içe geçmiş öğretileri din adı altında zihinlere kazınmıştı. Toplumun bu şekilde esaret altında oluşunun nedeni eğitimsizliğiydi ve eğitimsizliğinin sürdürebilmesinin koşulu, toplum zihninin sözde hocalar ve şeyhler tarafından uyuşturuluyor oluşuydu.
İskandinav tarihine ve mitolojisine olan ilgimden dolayı okuduğum bu kitapta İsveçlilerin ile Türklerin dil, kültür ve tarih bakımından birçok benzerlikler ve ortak noktalar olduğunu örneklerle, belgelerle ve resimlerle açıklamaktadır. İsveççenin Türkçe ile Benzerlikleri