1853 - 1856 Kırım Savaşı'nda savaşa subay olarak katılan Tolstoy bu döneme dair izlenimlerini Sivastopol'da yaşanan Rus - Fransız savaşını anlatıyor. Kitaptaki karakter Sivastopol'a gidip vatanını korumak icin gidiyor fakat savaş alanına girince isler değişiyor gördükleri karşında ölüm korku vs. derken kendini sorgulamaya başlıyor ben korkağın teki miyim vs gibi sorular vs soruyor. Betimlemelerle birlesince birden kendinize şu soruyu sorabiliyorsunuz acaba ayni durumda ben olsam ne yapardım nasıl tepki verirdim gibi sorulara yanıt arıyorsunuz. Tarihi bir yanı var tarih sevmeyen biriyseniz sikilma ihtimaliniz çok yüksek.
“Bazıları için ölmek kolaydı. Uğursuz bir trenin gelmesi yetiyordu, tamamdı bu iş. Ama benim için göklere uçmak ne kadar güçtü. Herkes engel olmak için bacaklarımı tutuyordu.”
“Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş atmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.”