Çok önce okuduğum bir kitap kapak kısmındaki sözü hala aklımda "maria maria işte " klasik emine şenlikoğlu romanlarından sürükleyici bir günde okunur..
Deliliğin getirdiği can sıkıntısı,
uçsuz bucaksız bir çölü çağrıştırıyordu; öyle ki, herhangi birinin öfkesi ya da üzüncü bir vaha
yaratıyordu sanki. Ara sıra yaşanan kısacık
dostluk anları da, bu çöle yağan bir yağmur
gibiydi ve bu anlar numaralanıyor, sayılıyor,
bitmelerinden çok sonra bile hatırlanıyordu.
Kız evlat kesinlikle lanetli
olduğuna inanıyorsa, annesinin bunu bildiğini,
ona aslında sevgi yerine acıma sunduğunu ve
gurur yerine şehit edilme duygusunu taşıdığını
düşünüyordu mutlaka.