Maria; Babası ve erkek kardeşi ateist,annesi,teyzesi ve kendisi hristiyan ...Abdulvahapla tanıştıktan sonra hayatı değişiyor. Abdulvahap'a sürekli islam dini ile ilgili sorular yöneltiyor. Abdulvahap'ın sorulari mantikli ve güzel cevaplamasi karsisinda şaşkınlık yaşıyor. Aslında her müslümanın sorulari abdulvahap gibi cevaplaması lazım. Müslüman sandığı sevgilisi mehmedi hristiyan yapmaya çalışırken kendisi müslüman oluyor. Okuduğum kitap hem çok etkileyici hem de ülkem ve dinimiz hakkında çok bilgiye ulaşmamı sağladı. Herkesin okumasını tavsiye eder iyi okumalar dilerim.
Maria ;
Babası atesist , annesi , teyzesi , kardeşi ve kendisi hristiyan ....Abdulvahap ile tanışınca hayatı değişecektir.Varlığını , dinini sorguluyor müslüman olan sevgilisini hristiyan yapmaya çalışırken müslüman oluyor.Abdulvahap'ın Maria'nın sorularına verdiği her yanıtı aslında bir müslüman olarak bizim de verebilmemiz gerek.Ama kitapta çok güzel bir konuya değinmiş."İslam'ın emirlerini öğrenmeden konuşmaya , tartışmaya girme .İslam'ı bilmediğin için seni ezerler . Mantıki sorular sorar , yıpranmanı sağlarlar.Hatta senin kafanı da karıştırırlar."Ve kitapta Abdulvahhab'ın Maria için yazdığı "Programlı Yaşamanın Tarifi" başlıklı on dokuz maddeye bizimde uymamız gerektiğini düşünüyorum.
Kafasında sorularla dolaşanlar için mükemmel yanıt niteliğinde bir kitap .Avrupa'nın İslami değerlerimize nasıl zarar verdiğini , emellerini çok güzel anlatmış. Bu hale gelmemizin birinci sebebi, dinimizi bilmememiz ikincisi ise Batı....İncil ve Tevratta'ki hak söze aykırı sözlerin Kur'an'da olduğunu sanıyoruz
Maria'nın müslüman olduktan sonraki dini çabası biz müslüman iken ne kadar var ? Çünkü tanımıyoruz . Dinimizi seviyoruz sadece seviyoruz.İnsan sevdiği insanı, bir nesneyi, elinde ki yeni teknolojik ürünleri bile tanımaya can ederken hepsinin asıl sahibini, kelâmı'nı , hukukunu öğrenmeye, bilmeye gelince , doğrusu oraya kadar bile gelemiyoruz....Yine kitaptan bir cümle ;
Dini tam tanımıyordum.Çocuk sayılırdım.Sonra öğrendim tabiî. Neden ögrenmeyeyim ki , akıl taşıyorum.!
Tuzaklardan bile bihaberiz artık ki düşmeye koşarak gidiyoruz.Karşı tarafı yormadan , kendi gayretlerimizle düşüyoruz.Düşmek için çabalayan bir millet...!
Sayfaları hızlı çevirttiren bir kitap , herkese tavsiye ederim. Mutlaka okunmalı.
Keyifli okumalar dilerim.
Bu kitabı lise 2. sınıfta okumuştum kitapların arasına bakarken aklıma geldi buraya yazmak. Emine ŞENLİKOĞLU'nun çok güzel anlatımı ile, elimden bırakmadan bitirdiğim ve bu gün bir daha okumak istediğim kadim bir eser
Daha önce okuduğum islami kitaplar arasında en beğendiğim diyebilirim. Kurgusu çok güzel, zaten emine şenlikoğlunun çoğu kitabı kurgu yönünden kaliteli.herkesin okuması gereken gerçekler yer alıyor kitapta,özellikle islami roman okuyucularına şiddetle tavsiye edilir.
Maria Emine Şenlikoğlu ablamızın beğenerek okuduğum ikinci kitabıdır. Rahat 10 yıl oldu okuduğum. Her ne kadar olaylar aklıma gelmemiş olsa da, en kısa zamanda tekrar okumayı düşünüyorum. Ve bütün dostlarıma tavsiye ediyorum.
Ve yine Emine Şenlikoğlu
Dönemin şartlarına göre korkusuzca hem yazdı hemde konferanslar verdi.
Genç müslümanların ateistlige yönelmemeleri için
Dinlerine sahip çıkıp sevmeleri için çok mücadele etti.
Bu uğurda pek çok kitap ele aldı.
Özellikle orta okul ve lise düzeyinde kitaplarını ele aldı.
Bu kitap ise bir hidayet öyküsü,
Hristiyan bir kızın nasıl müslüman olduğunu akıcı bir üslupla bize anlatiyor.
Sıkılmadan bir iki güne bitireceksiniz.
Önyargılarımızı kırmaya yarayacak olan muhteşem bir kitap.Kesinlikle okunması gerekir bence çünkü okuyunca bakış açısını fazlasıyla değiştirebilecek bir özellikte.İslamiyetin kadına verdiği değeri bir kere daha anladım ben bu kitapla.İyiki okudum dediğim kitaplar arasında
Maria, üniversite yıllarında, tevafuk eseri Abdülvahhap adlı bir gençle tanışır.Abdülvahhab; temiz, dini vecibelerini yerine getiren, kültürlü ve hatta başka dinleri de iyi bilen, tam manasıyla bir müslüman gencidir. Ayrıca Maria'nın dini sorgulamalarına ve arayışlarına ön-ayak olan isimdir. Maria; Mehmed, adında bir genci sevmiştir. Mehmed de Maria'ya gönül vermiştir. Ancak dini inanışları yüzünden, evlenememektedirler.Bir gün Mehmed, Türkiye'ye dönmek zorunda kalmıştır.Maria, bu süre zarfında Mehmed'i müslümanlıktan soğutup kendi yanına çekmenin planlarını yapmaya başlamıştır. Böylelikle onunla sorunsuzca evlenebilecektir.Maria, bir gün Peder'in yanına gidip meramını anlatır. Peder de İslam inancını çürüteceğine inandığı bir takım sorular hazırlar. Maria ise Mehmed'in, Türkiye'ye gitmesi sebebiyle, bu soruları Abdülvahhab üzerinde denemek ister. Ondan alacağı cevaplar az-çok planının gerçekleşmesi adına fikir sahibi edecektir. Ancak, büyük sinsilikle sorduğu sorulardan, akıl dolu cevaplar alır. Öfkeyle bir-iki soru daha sorar. Ancak Abdülvahhab soruları cevapladığı gibi hem de Maria'nın kafasını karıştırmaya başlamıştır.
Kitap bnce basit Bi kitap kolay okunabilir tek seferde okunup bitecek Bi kitp sade yalın Bi dille anlatılmış Maria'nın Müslüman olma süreci anlatılıyor. Lakin Atatürk ile ilgili kısımları aklımda soru işareti bıraktı kötüler gibi olmuş
Söyleyeceğim tek şey var; Ben daha önce kitap okumayı sevmezdim. Bana kitap okumayı sevdiren ve bu konuda bana hayatımda yeni bir sayfa açtıran bir kitaptır.
İslamî içerikli kitap ve roman yazarlığı ile konferansları ile tanınır
Emine Şenlikoğlu, 1953 yılında doğduğu Giresun-Dereli-Anbaralan köyünden çok küçük yaşta iken Adapazarı'na, oradan da ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti ve gençlik yıllarında araştırmacılığa başladı. Öncelikle Hristiyanlık dini ve İncil üzerine araştırmalarda bulundu. Sonraki yıllarda yoğunlukla İslam dini üzerine araştırmalar yapmaya başladı. İslamî temel ilimlerden olan fıkıh ve akait üzerine çalışmalar yaptı. 1984 yılında yazdığı ilk kitabından (Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar) dolayı yargılandı. 2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İlâhiyatçı, gazeteci yazar Recep Özkan ile evli, iki çocuk annesidir.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Emine_Şen...