Maalesef kanım bu yazara hiç ısınmıyor. Gördüğüm ilk anda bir soğukluk hissettim, nedenini inanın ben de bilmiyorum.
Düşünceleri sürekli eleştirilen Emine Şenlikoğlu'ya karşı olmadım çünkü henüz düşüncelerini bilmiyor ve kitaplarını okumamıştım. Dini içerikler yazdığını sadece biliyordum. Tabi ülkemizde 'İslam'a karşı kişiler de az değil. :) Kafaya takmıştım yazarın kitaplarını okuyacaktım. Ve okuduğum ilk kitabı bu oldu.
Temel soru/sorun şu: Emine Şenlikoğlu bize ne anlatmak istiyor?
Kahramanımız yaşı 16 ve adı Kaan. Ailesini anlatarak başlar. Kaan'ın bir ablası var, okutulmamış. Nedeni ise şöyle geçer:
https://1000kitap.com/gonderi/135964869
Çok zoruma gitti. Daha ilk okumada bu neydi böyle? Dedim, sinirlendim.
"İlim çinde olsa dahi git al" diyen bir din; kadın erkek karışık eğitime mi karışacak?!
Evet, ülkemizde karışık eğitim zorunludur. Bunu kabul etmeyebilir karşı çıkarsın ama bunu çocuğunu okutmayarak yapamazsın, eğer yaparsan erkek çocuğunu da okutmamalısın. Çocuklarını bu sisteme kurban etmezsin ya da çocuklarını okutur kendi yolunu da göstererek topluma bilinçli biri yetiştireceksin. Bu konu uzun ve tartışılır bu yüzden girmeyeceğim.
Bir başka kısımda ise "... sizi ilim yoluna gönderiyorum. Ama bu yol nasıl yolsa beni korkutuyor, ürkütüyor. Böyle ilim olur mu? Evlâdım âlim mi olup gelecek, zâlim mi?...
Bilemiyor, endişeyle yaşıyorum." gibi bir ifade geçer. Burada şimdi ki eğitim sistemi dikkat çekilir. Daha çok 'kız erkek karışık eğitim' i.
Sadece bu da değil; okulda öğretilen şeylere de gönderme yapılır.
Hemen ardından şimdi ki düzeni de eleştirmekten geri kalmaz. Kitap ne kadar basit bir hikaye gibi görünse de aslında siyaset, eleştiri içerikli bir kitap da oluyor, anlamıştım:
Bkn: "Süt ne kadar temiz olursa olsun, düzenin pisliği sütten ağır