Spoiler içerir!
Emine Şenlikoğlu na yazar demek gerçek yazarlara saygısızlıktır. Sayısını bilmediğim kadar kitabını okudum.Özellikle değil elime geçtiği için. Aslında konusu güzel kalemi güçlü bir yazar yazsa iyi bir kitap olabilir. Hatta biraz Charles Dickens in, İki Şehrin Hikayesi kitabından esinlenmiş gibi. Şenlikoğlu nun yazdıkları en fazla lise düzeyinde. Bu kadar kötü bir yazar var mıdır bilmiyorum. Acıklı yaşanmış bir hikaye, haksız yere idam edilen Vedat ın hikayesi. Ama öyle basit yazmış ki maalesef etkileyemedi beni. Edebi ve kaliteli kitap okumak isteyen kimseye tavsiye etmem.
Sabır nedir ? Sabır ölmeyi beklerken ranzaların soğunu hissetmekmidir ? Yada ölümü başkası adına beklemekmidir ? Her ne ise bu sabır şu kesin ki hüzünlü bekleyişlerin en büyük örneğidir bu sabır.
Bir hapishane koğuşunda bir gecede geçen olayda İslam'ı ve Alimleri yaşatmak uğruna feda edilen bir hayat öyküsü kısaca anlatılmaktadır.
Yarıda kalmama rağmen yinede çok beğendim mutlaka devam edeceğim.
Bu hikayeyi yazarken, başlangıçta çok güldüm. Bir gecenin yarısı o kadar gülmüşüm ki, sesimi beyim duymuş. Bir de baktım kafasını kapıdan uzatmış bana bakıyor. Rengi uçmuş tabi, ne olduğunu sordum:
"Ne olacak gülme sesini duyunca seni delirdin sandım. :)
Yazarı böyle güldürüyorsa, okuyan ne yapacak?" dedi.
Günler sonra...
Bir başka gece, bu defa aynı kitabı yazarken ağlıyordum.
Beyim gece yarısı, bu sefer de beni ağlarken yakaladı.
"Allah Allah, yahu bu ne biçim kitap! Vallahi iyice merak ettim. Biter bitmez hemen okuyacağım." dedi.
Ve bitti.
Şimdi bir şeyi çok merak ediyorum, kitabı elinize alıp okumaya başladınız ya...
Acaba benim güldüğüm yerde gülecek, ağladığım yerde ağlayacak mısınız?
Emine Şenlikoğlu
2005 İSTANBUL
Bu açıklamanın sonun da kitabı okumaya başladığımda gerçekten kâh ağlayıp kâh güleceğim yerleri olacak kadar güzel bir kitap olabilir mi? Diye düşünerek başladım. Ve bitirdiğimde yazarın da dediği gibi acaba onun güldüğü yerde gülüp onun ağladığı yerde mi ağladım onu merak ediyorum.?
Idamlik Genc. Bir koğuşta geçen sadece bir gecelik ama bir ömürde yaşanacak kadar yoğun olayların yaşandığı bir roman İdamlık Genç. Üslup romandan çok tiyatro tarzına yakın. Halkın aşağılanan alt tabakasıyla üst tabakasını karşılaştıran eser ilginç dönüşüm ve sorgulamaları da gündeme getiriyor eserde.
Saat 01:14 ve ben İdamlık Genci bitirip buraya koştum. Mevcut düzenin en can alıcı örneklerini gözler önüne seriyor, özellikle gerçek bir yaşam kesiti olduğunu öğrenmek hepten aşırı üzücü... Pic Vedat sen yeryüzüne gelmiş en şerefli insanmışsın. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum yanlız roman dili basit kalmış böyle can alıcı gerçek bi olay nakledilirken kesinlikle daha vurucu olmalıydı ama olsun hikaye ağlatabilecek güçte:’( Sağlıcaklaaa
Yaşanmış bir hikayeyi bu kadar basit ve duygudan yoksun ortaokul düzeyinde yazması çok ilginç. Olaylara getirip islama bağlaması daha da ilginç. Ama kitabın konusunu bir yerden hatırlar gibiyim. Sadece okumuş olmak için okuduğum bir kitap.
Bize demokrasi var, istediğinizi konuşun diyorlardı ama konuşturmuyorlardı, konuştursalar da mutlaka sonunda hile yapıyorlardı. Sakın kötüler yüzünden İslam'a küsmeyin.
Yıllar öncesine gidiyorum kitabı okurken çünkü çok önceden bana hediye edilmiş bir eser olarak geçmişimde yer edinmiş.O zmn idadi son sınıf öğrencisiyim.tekrar okumak istediğim olduğu için baştan okudum ilk günkü hazzı aldım diyebilirim.Eser hakkinda bilgi verecek olursam eğer oldukça akıcı ve her sayfası diğer sayfaya sürükleyen bir şaheser diyebilirim.Sadece tek geceden bahseden bu roman Emine şenlikoğlunun ne kadar büyük bir yazar olduğunu ortaya koymuş bulunmaktadır.Hülasâ şiddetle tavsiye ettiğim bir roman sonu her ne kadar üzücü bitsede okuyacaginiza pişman olmayacağınız bir başucu roman.
1000k ailesine sevgi ve saygılarımla.
ilk romanım 13 yasındayken okumuştum çok güzel ve acıklı :)) bence bz hiç halımıze sükür etmıyoruz bunu böyle kitapları okudukca anlıyorum gercekten. bundan sonra daha dikkatli olmaya çalışacağıma eminım ve kendıme bu konuda güveniyorum diyebilirim
İslamî içerikli kitap ve roman yazarlığı ile konferansları ile tanınır
Emine Şenlikoğlu, 1953 yılında doğduğu Giresun-Dereli-Anbaralan köyünden çok küçük yaşta iken Adapazarı'na, oradan da ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti ve gençlik yıllarında araştırmacılığa başladı. Öncelikle Hristiyanlık dini ve İncil üzerine araştırmalarda bulundu. Sonraki yıllarda yoğunlukla İslam dini üzerine araştırmalar yapmaya başladı. İslamî temel ilimlerden olan fıkıh ve akait üzerine çalışmalar yaptı. 1984 yılında yazdığı ilk kitabından (Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar) dolayı yargılandı. 2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İlâhiyatçı, gazeteci yazar Recep Özkan ile evli, iki çocuk annesidir.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Emine_Şen...