Filmlerin dışında hapishane hayatını bu kitapla ilk kez tanıma fırsatım oldu ve Emine şenlikoğlunuda bu kitapla ilk kez tanıdım. Yaşanmış bir hayat hikayesi. Vedat adnda bir karakter kendi hayatını ebazer adında bir kişi için feda ediyor. Bir insan kendi hayatını bir gecede tanıdığı bir insan için feda edebilir mi bu olay gerçekten yaşanmış olabilir mi. Çok zor bir durum. İslami hassasiyeti bilgisi olan bir kişi için o topluma benden daha faydalı olur düşüncesiyle kendi hayatını feda eden bir genç. Hapse yok yere girip idama mahkum edilen gence mi üzülesin yoksa hayatını feda edene mi yoksa o zamanki ülkenin bozuk durumuna mı adaletsizliklere mi insan bilemiyor. Filmi çekilebilecek müthiş bir hayat öyküsü.
Kitabı bir arkadaşımdan aldım okumadan önce biraz araştırdım gerçek bir hayattan esinlenmiş dikkatimi çekti okumak istedim iki günde okudum kitap ara ara beni tebessüme sevk etti güldürdü bir koğuşta bir gecede mahkumlar arasında geçen olayları anlatıyor tabi ebazer var idamlık mahkumu sabaha idam edilecek bir de koğuşun müdavimi 10 yıl yatmış sabah tahliye olacak olan Vedat bu ikisi arasında geçen derin Muhabbet ebazer bir dil öğretmeni ve islamı eleştiren biri ve bir öğrencisi vesilesiyle islamı sorgulamaya başlar öğrencisi Fatma’yla derin diyoloğu ve nişanlanma ve evliliğe giden bir yol sonrası her yerde ve her alanda islamı Allahı anlatması sonrası gerici diyrek devlete muhalefetten devlete karşıymış gibi gösterilerek idama mahkum olması Vedat ise çocukluğu zor şatlarda geçmiş anne sevgisi görmemiş biri hırsızlık yaralama suçlarından ceza evine düşüyor dine,islama karşı ön yargılı ve hep suçlayıcı tavırlar sergileyen biri ebazerle yaşadığı diyolaklarda sohbetlerde Allah’a ve islama bağlanması bir gecede Allah’a olan aşkı ve kendini ebazerin yerine koyarak ebazermiş gibi göstererek türlü entrikalarla ebazerin yerine geçerek idama yürüyüşü Vedat idama yürürken ebazerin özgürlüğe yürüyüşü gerçekten böyle bir olay varmı bilmiyorum ama böylesi büyük bir olayın yani vedatın gözünü kırpmadan ebazerin yerine geçerek ölüme yürümesi yazarım yazdığı bu kitap beni etkilemedi kitabın sonlarıma doğru bir beş on saniye duygulandım ama bana hiç dokunmadı böylesi bir olayın daha duygulu ve derin işlenmesi gerekirdi ama kitap okutturuyor kendini iki hatta bir günde bitirebileceğiniz bir kitap her şeye rağmen okumak güzel şey okumak isteyenler için iyi okumalar..
Kitap genel olarak nerede ve hangi durumda olursak olalım nasıl cihad edebileceğimize bir örnek niteliğinde.. Bir okuyucu olarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Biz de bir vedat kadar olabilirmiyiz?
Spoiler içerir!
Emine Şenlikoğlu na yazar demek gerçek yazarlara saygısızlıktır. Sayısını bilmediğim kadar kitabını okudum.Özellikle değil elime geçtiği için. Aslında konusu güzel kalemi güçlü bir yazar yazsa iyi bir kitap olabilir. Hatta biraz Charles Dickens in, İki Şehrin Hikayesi kitabından esinlenmiş gibi. Şenlikoğlu nun yazdıkları en fazla lise düzeyinde. Bu kadar kötü bir yazar var mıdır bilmiyorum. Acıklı yaşanmış bir hikaye, haksız yere idam edilen Vedat ın hikayesi. Ama öyle basit yazmış ki maalesef etkileyemedi beni. Edebi ve kaliteli kitap okumak isteyen kimseye tavsiye etmem.
Sabır nedir ? Sabır ölmeyi beklerken ranzaların soğunu hissetmekmidir ? Yada ölümü başkası adına beklemekmidir ? Her ne ise bu sabır şu kesin ki hüzünlü bekleyişlerin en büyük örneğidir bu sabır.
Bir hapishane koğuşunda bir gecede geçen olayda İslam'ı ve Alimleri yaşatmak uğruna feda edilen bir hayat öyküsü kısaca anlatılmaktadır.
Yarıda kalmama rağmen yinede çok beğendim mutlaka devam edeceğim.
Bu hikayeyi yazarken, başlangıçta çok güldüm. Bir gecenin yarısı o kadar gülmüşüm ki, sesimi beyim duymuş. Bir de baktım kafasını kapıdan uzatmış bana bakıyor. Rengi uçmuş tabi, ne olduğunu sordum:
"Ne olacak gülme sesini duyunca seni delirdin sandım. :)
Yazarı böyle güldürüyorsa, okuyan ne yapacak?" dedi.
Günler sonra...
Bir başka gece, bu defa aynı kitabı yazarken ağlıyordum.
Beyim gece yarısı, bu sefer de beni ağlarken yakaladı.
"Allah Allah, yahu bu ne biçim kitap! Vallahi iyice merak ettim. Biter bitmez hemen okuyacağım." dedi.
Ve bitti.
Şimdi bir şeyi çok merak ediyorum, kitabı elinize alıp okumaya başladınız ya...
Acaba benim güldüğüm yerde gülecek, ağladığım yerde ağlayacak mısınız?
Emine Şenlikoğlu
2005 İSTANBUL
Bu açıklamanın sonun da kitabı okumaya başladığımda gerçekten kâh ağlayıp kâh güleceğim yerleri olacak kadar güzel bir kitap olabilir mi? Diye düşünerek başladım. Ve bitirdiğimde yazarın da dediği gibi acaba onun güldüğü yerde gülüp onun ağladığı yerde mi ağladım onu merak ediyorum.?
Idamlik Genc. Bir koğuşta geçen sadece bir gecelik ama bir ömürde yaşanacak kadar yoğun olayların yaşandığı bir roman İdamlık Genç. Üslup romandan çok tiyatro tarzına yakın. Halkın aşağılanan alt tabakasıyla üst tabakasını karşılaştıran eser ilginç dönüşüm ve sorgulamaları da gündeme getiriyor eserde.
Saat 01:14 ve ben İdamlık Genci bitirip buraya koştum. Mevcut düzenin en can alıcı örneklerini gözler önüne seriyor, özellikle gerçek bir yaşam kesiti olduğunu öğrenmek hepten aşırı üzücü... Pic Vedat sen yeryüzüne gelmiş en şerefli insanmışsın. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum yanlız roman dili basit kalmış böyle can alıcı gerçek bi olay nakledilirken kesinlikle daha vurucu olmalıydı ama olsun hikaye ağlatabilecek güçte:’( Sağlıcaklaaa
Yaşanmış bir hikayeyi bu kadar basit ve duygudan yoksun ortaokul düzeyinde yazması çok ilginç. Olaylara getirip islama bağlaması daha da ilginç. Ama kitabın konusunu bir yerden hatırlar gibiyim. Sadece okumuş olmak için okuduğum bir kitap.
İslamî içerikli kitap ve roman yazarlığı ile konferansları ile tanınır
Emine Şenlikoğlu, 1953 yılında doğduğu Giresun-Dereli-Anbaralan köyünden çok küçük yaşta iken Adapazarı'na, oradan da ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti ve gençlik yıllarında araştırmacılığa başladı. Öncelikle Hristiyanlık dini ve İncil üzerine araştırmalarda bulundu. Sonraki yıllarda yoğunlukla İslam dini üzerine araştırmalar yapmaya başladı. İslamî temel ilimlerden olan fıkıh ve akait üzerine çalışmalar yaptı. 1984 yılında yazdığı ilk kitabından (Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar) dolayı yargılandı. 2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İlâhiyatçı, gazeteci yazar Recep Özkan ile evli, iki çocuk annesidir.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Emine_Şen...