Çünkü mutluluğun hikâyesi kısa, hüzün ise derindir. Mutlu olan anı yaşar, geçip gider. Ama mutsuz olan, yaşadığını anlatır, bir iz bırakır. Terk edilenler, yarım kalanlar, kaybedenler… Onların hikâyeleri dokunur insanın içine. Zaferler alkışlanır, unutulur. Ama kayıplar öğüt verir, yaralar bırakır.
Belki de bu yüzden en güzel şarkılar hüzünlüdür. Çünkü insan, kendi yarasını başkasının sözünde bulduğunda rahatlar. Belki de bu yüzden en iyi hikâyeler acıklıdır. Çünkü acı, insanı büyütür, dönüştürür. Ve belki de en çok akılda kalanlar, en çok kaybedenlerdir. Çünkü unutulmaz olan, her zaman biraz eksik, biraz yaralı, biraz yalnız kalandır…