Sıvılaşmaya, cıvımaya, cılk olmaya sızmaya, akıntı halini almaya teşne olmuşsa artık modern insan, şatafatsızlığı siz de seviniz.Belki bunca sığlıktan bizi şatafatsız bir yaşam çekip çıkaracaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bireyi balık hafızalı olan coğrafyalarda, toplumsal belleğin de zayıf olmasına şaşmamalı. Bellek zayıf olunca yaşananlardan ders çıkarmak, "Bu deneyimden ne öğrendim?" diye sormak mümkün olmuyor. Birey de toplum da aynı kuyulara tekrar ve tekrar düşüyor. Haksızlıklar karşısında filanca yalnız değildir, falancayı de unutmadık, aklımızda demeyi sevsek de, biliyoruz ki filanca fena halde yalnız ve falancayı da unutalı çok oldu.
Kimileri için unutmak -ya da hatırlamamak- Tanrı'nın insana
bir armağanıdır. Çünkü krılmadık kalp, dökülmedik gözyaşı, çiğnenmedik yasa, bükülmedik boyun kalmadığı halde, hiçbir șey olmamış gibi hayata devam edebilenler, unutanlardan çıkar. Geceleri
başlarını yastığa koyar koymaz uyurlar. Unutkanlar, yastık olmadan bile uyurlar.
Derinliksiz hayatların en beleş payesidir iyi.Kötülük yapmaya fırsatı ya da gücü olmadığı için iyi olmaz insan.İyilik bir eylemlilik halidir.Cesaret ister.Korkaklar bilmez.