“Aslında Özal döneminde “devlete güven” duyanların sonunda “çıra gibi yandıkları” gözleniyor. Bankerlik şokundan sonra, kanun hükmünde kararnamelerle memurlara tanınan birçok hak uygulamadan ve yürürlükten kaldırılıyor veya işletilmiyor. Süper emeklilerin durumuysa devletin ayıbıyla noktalanıyor.”
“Gerçekten de alışıyoruz. Hem de nelere alışıyoruz… Sessiz, sakin, uysal bir toplum olup çıkıyoruz. Tepki yok, ses yok.. Zamlar yağıyor, yolsuzluklar ayyuka çıkıyor, insanlar kan ağlıyor… Hiç ses yok. Baskılar sürüp gidiyor.”
“Kodamanların ve holdingcilerin çok sevdiği 12 Eylül darbecileri Türkiye’yi 12 Eylül biçimi kurtardıktan sonra tribünlere çıkmışlar ve kurtarıcılığı biraz da lacivert giys-ili 12 Eylülcüler yapsınlar diye Turgut’lardan Özal’lısını sahaya sürmüşlerdir.
1983 Kasım’ından bu yana yıllar geçti. Halkımız kurtarıcaların kurtardığı Türkiye’de yine kurtarılmayı beklemeye başladı. Bu dönemde bazı iyi kişiler hem de oldukça iyi biçimde kurtulurken, her geçen gün biraz daha sefaletin içine gömülen halk, kurtarıcıların kurtardığı kurtarılmış Türkiye’deki yeni kurtarıcılardan kendisini kurtarması için daha başka kurtarıcılar aramaya başladı..”
“Muhterem kardeşim, biz seni “inançlı” bir insan olarak bildik yıllar boyunca… ancak şimdi görmekteyiz ki, inançlarını bir kenara bırakmışsın. Birtakım masonik ve siyonist çevrelerin telkinleriyle bazı işler yapmaktasınız. Türkiye’yi haçlı zihniyetinin boyunduruğu altına sokmak için gayret sarfetmektesiniz.”