Marx, insanlığın ideolojisinin toplumun maddi altyapısının bir ürünü olduğunun altını çizdi. Darwin insanlığın uzun bir biyolojik evrimin sonucu olduğunu gösterdi. Freud’un bilinçaltını incelemeleri de insanların hareketlerinin çoğu zaman “hayvansal” bir takım dürtüler ya da sezgilerinden kaynaklandığını ortaya çıkardı.
“Hayat nedir? Bir delilik. Hayat nedir? Bir yanılsama, bir gölge, bir masal… Ve en önemli şeyin bile bir değeri yoktur, çünkü tüm yaşam bir rüyadır ve rüyalar da yalnızca, rüya…”
“Dünyadaki bazı dinlerin, kendinin dışında kişisel bir Tanrı’ya inanmayanlara ateist demesi gibi, biz de kendine inanmayana ateist diyoruz. Ateist diye biz, ruhun yüceliğine inanmayana diyoruz.”