Ben hep özgür olmak istemiştim.
Kendi evim bana dar gelmiş, kendimi orada mahkum hissetmiştim.
Bu yüzden mutluluğu hep uzaklarda aradım.
Ama gittiğim her yerde aynı duyguyla karşılaştım.
Kaçtığım şey aslında mekan değil, bendim.
Yorulunca, biraz soluklanmak için eski hapishaneme döndüm.
Oysa anladım ki
sorumluluk almadan kurulan özgürlük, sadece başka bir esaretmiş.
İnsan, içindeki hapishaneyi taşırken
nereye giderse gitsin özgür olamaz.
Ve ben…
gözlerimdeki demir parmaklıklara tutunmuş,
ONUN arkasından öylece bakıyordum.