"Çocukluğum yok, hiç çocuk olmadım ki. Direk büyüdüm, büyüttükler. Çocukken sokakta oynamam lazım, korkmadan yaşamam lazım, evinin içindekine güvenmen lazım, sığınacak yerin olması lazım ama benim olmadı ki! Bir lokma ekmeğe büyük diyetler ödedim, çok büyük diyetlerdi.Bir lokma ekmek verdiler, fazlasıyla aldılar. "
"Zor geliyor yaşamak. İnce bir çizgi arasında gidip geliyorum. Çizgiyi çekecek zaman gelmiyor, gelmiyor... Sanırım gitmem gerek. Gitmesine giderim de, vedaları sevmem ki... Kimseyi yüzüstü bırakıp gitmek istemem. Gerçi kimi bırakıcaksam..."
"İnsanların açlıktan ölmesinden, anne baba sevgisi görmeden büyüyen insanların sevgiye aç olmalarından, yapayalnız kalmalarından, nefes alıp vermenin yaşamak anlamına gelmemesinden, tecavüze uğrayan minik yüreklerin çaresizliğinden, yaşamak isteyip de yaşamamayı seçenlerden. Biliyor musun, aslında her şeyden çok yoruldum."
"Çocuklar ölüyor üstat. İnsanlar ise herşeyi meşrulaştırıyor. Yoruldum... Bir serçenin cadde ortasında yağmura yakalandığı için uçup uçmamak arasındaki kararsız bekleyişi var ya, işte ölümü ya da yaşamı öyle beklediğimi hissediyorum. "