Mrs.R

Mrs.R
l’appel du vide
Biz… yaptıklarımızdan çok yapmadıklarımızdan mesulüz. Konuşmamız gereken yerde sustuklarımızdan, savaşmamız gereken yerde kaçtıklarımızdan, koşmamız gereken yerde durduklarımızdan…
Sayfa 326 - Altay·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Özgürlük çevrendeki dört duvarın kalkması değil, zihninde ki dört duvarın kalkmasıdır ve ben, hapiste dahi olsam dünyanın en özgür insanıyım.
Sayfa 301 - Altay·Kitabı okudu
Alıntı
Adam bize on altı dilde ‘adalet’ dedi, biz bir dilde bile ‘Burada!’ Diyemedik.
Sayfa 299 - Lerzan·Kitabı okudu
Her şey farklılaşıp değişti fakat iki şey hep sabit ve eksiksizdi: iyilik ve kötülük. Dünyayı döndüren bunlardı, Tanrı'nın varlığını sorgulatan da. Hep iyilik olsa, burası elbette cennet olurdu; hep kötülük olsa, cehennem... Fakat burası dünya. Burası, Tanrı'nın kalplerimizde Tanrı sıfatını giydiği yer. Burası, Tanrı'nın bilindiği yer. Burası, iyinin ve kötünün genlerle var edildiği yer
Sayfa 177·Kitabı okudu
Alıntı
Erkeklerin boğazında, kadınlarda pek belli olmayan bir boğum vardır. İnsan yutkundukça o boğum önce yükselir, sonra iner. Hikâye bu ya... Babamız, bize bir hatayı görünür halde miras bırakmış. Hz. Âdem, yasak elmayı yedikten sonra lokma boğazına takılmış ve o "Âdemelması" denen çıkıntı oluşmuş. Akıl ve yürek arasındaki boğazda, her yutkunduğumuzda hatırlanacak bir iz... Aslında bütün hataların bu ikisi arasında misafir edileceğini ve sıkışacağını öğütler gibi.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam