MS

MS
@Mrs_D9kuz
IG : freyja_8_ TT : d9kuzmusic
Duvar..
Yürürken bazen yavaşlayıp duvardaki yazıları okurum. Bir sürü şey anlatan bu duvar; karmakarışık; birbirinin alanına yayılarak çoğalan, birbirinden bambaşka amaçlarla yazılmış garip yazılardan ibaret gibi gelebilir. Zaten öyle; herkes alelacele bir şeyler anlatmak istemiş ve o an sonsuza dek sürecekmiş gibi gelen aşklarını, tuttukları takımları, ne olduğunu bilmediğimiz bir tarihi, kimi afili bir sözü, kimi bir uyarıyı hep diğerinden çok daha önemliymiş gibi duvara bağırmış. Bazılarının üzeri karalanıyor, genelde iki kişinin adı yazan bir aşk hikayesi ve kötü sonlanmış belli ki. İçimden şunu geçiriyorum ikisi için de "Umarım sizin içinize ışıklar dolduran o doğru yeri bulursunuz." O an gözüm kenarda yazan küfre kayıyor, sonra altında Gibi'nin İlkkan'ının sözlerine benzer, söylenene o an çok afili gelse de dinleyende pek bir şey uyandırmayan bir söz görüyorum. Bir duvara üç duygu yeter diyorum ve devam ediyorum. Biz aslında bunu her gün yapıyoruz. Hatta mesela bu yazıyı daha uzun tutuyorum, bir duvara yazıyorum ve biri geçip giderken görüyor. Çoğu orda olduğunu bilmiyor, kimi bakıyor, bazısı okuyor, çok azı hissediyor. Ömrümüzü bir duvar yazısını okumaya vakti yokmuş gibi yaşayan ama sabahtan akşama kadar aslında sadece daha akıcı, değişken bir duvar olan bu ekranlara bakan canlılar olarak tüketiyoruz. Bir yerdeki yaşanmışlığa değil onu nasıl sunabileceğimize odaklanıyoruz. Daha fazla duvara daha fazla şey yazıyoruz. Görülmek, bilinmek, beğenilmek ve bunların en temelinde sevilmek istiyoruz. Hiç bilmediğimiz birileri bizi sevsin isterken hiç bilmediğimiz birilerini bir anlık da olsa sevmiyoruz. Hep bir şeyi düzeltme ve memnun olmama halinde yaşıyoruz. Hep bir diğerinin yerini yeterince değerlendiremediğini, biz olsak daha iyisini yapacağımızı düşünüyoruz. Hikayenin
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ego der ki: Her şey yoluna girdiğinde huzur bulacağım.
Ruh der ki: "Huzur Bulduğunda Her Şey Yerine Oturacak."
Bazen kendimi bir şeyler yazmak için defteri kalemi önüme almış şekilde buluyorum. Nasıl yazacağım bir yana henüz ne yazacağımı bile bilmez bir halde.. Yazmaya başlıyorum ama içimde bir yerde, yazdığım şeyin okunmaya değer olması gerektiğini söyleyen bir sese maruz kalıyorum. O ses bir süre tekrar tekrar aynı şeyi söylüyor ve ben nihayetinde neyin "okunmaya değer" olduğuna, yazmaya başladığım ilk cümlelerin o kategoriye girmiyor olduğunu kabul ederek karar veriyorum. Yazıyı temize aktarırken edebî bir değer taşıdığını düşünmediğim kısımları atıyor, cümle kurallarına uyup uymadığıma uzunca bakıyor, düzenlemeler yapıyor ve son haline bakıyorum. Son hali bir şey var etmişim, üretmişim gibi hissettirse de aslında gerçekten çok uzak, süslemeler ve düzeltmelerle dolu olan, edebî bir kaygının yanında beğenilme ve takdir görme arzusuna yenik düşmüş eksik bir kopyasına bakıyor oluyorum. Yazmaya başlarken birileri okusun diye başlamıyorum ve hatta kimse okumayacak nasıl olsa diye başlıyorum. Kendi iç döküşümden, kendime olan merakımdan yola çıktığım sohbetin bir kesitinin yazıya dökülmüş hali aslında orda yazdıklarım. Bu yüzden birilerinin dahil olmadığı, yüksek ihtimalle olmayacağı bir an ve alan. İçime yerleşen ve beni yavaş yavaş bitiren halleri en net şekilde gördüğüm bir an ama görmem o yazıyı son haline getirme isteğimi bitirmiyor. Şimdi bahsi geçen yazıyı korkudan, kaygıdan ve yetersizlik hissinden kaçmak için değil, tam tersine yazılabilecek en kötü senaryoların ilk seyircisinin ve oyuncusunun kendim olduğu gerçeğini kabul etmek için paylaşıyorum: Ne yazacağımı bilmiyorum. Şu an bunu düşünüyorum. Ama sanki bir an gelecek ve o an ne yazacağımı bileceğim gibi.. Belki o an yazmaya başladığımda akmaya başlamıştır. Belki ne yazacağımı bilmediğim halde, elime kalemi alıp yine
Sanırım orda kimse yok..
Bir şeyleri inşa etmenin çarpışmalarla, savaşlarla, mücadelelerle mümkün olduğunu sanmıştım. Uzunca bir süre.. Şimdi ise yaşamın bir su gibi aktığını ve o suda çırpınmanın hiç iyi bir fikir olmadığını biliyorum. Belki de hiçbir şey bizim onu kıldığımızdan daha imkansız değildir.. 🌼