Bugün profesyonel tasarımcılar ve sıradan insanlar arasındaki en büyük fark, karar verirken ne düşündüklerinde saklı. Günlük hayatta çoğu insan, işlerini minimum telaşla halletmek ister. Kanepeyi odanın bir tarafına, masayı diğer tarafına koyarlar ve sorun yoksa onlar için kâfidir. Ya da en basit, en kolay şablonu kullanarak bir internet sitesi veya sosyal medya profili oluştururlar, detaylara inmeye gerek duymazlar. Yalnızca bir sorunla karşılaştıklarında, alternatif bir çözüm düşünürler. Daha iyi fikirler elde etmek için düşünme yatırım yapmanın getirisinin düşük olduğuna inanırlar.
Öte yandan tasarımcılar hem müşterileri hem de çoğu zaman kendileri için kalite ve düşünce sözkonusuysa çıtayı daima yükseğe taşıma hevesindedirler. Ve yüksek kaliteye giden tek yolun, karar vermeden önce birden çok fikri üretmek ve bunları birbiriyle karşılaştırarak neyin iyi olduğuna dair bir kriter listesi oluşturmak olduğunu bilirler. Tasarımcılar soru sormaları ile ünlüdür. İnsanları ve sorunları derinlemesine anlamak isterler, böylece farklı fikirleri de derinlemesine değerlendirebileceklerdir.