‘’ Ah kadınlar kadın, siz sade aşkınıza, sade fedakarlık yüceliğinize aşık ve yenilip sıtmalı ve mutlu yanarken erkeklerin kalbinde ne çirkin, ne hain, ne yabancı duygular olduğunu bilseniz.’’
Görgünün en önemli kurallarından biri kendinizden hiç bahsetmemektir. Bir gün, bunu sırf eğlencesine bir deneyin; yüzeysel tanıdığınız bir kişiye kendinizden bahsedin, acılarınızı, arzularınızı ya da işlerinizi anlatın; kısa sürede yapmacık ilginin yerini kayıtsızlığın alacağına görürsünüz. Şayet evin hanımı sözünüzü nezaketle kesmezse, canı sıkılan herkes bahaneler bulup birer birer kaçacaktır. Fakat herkesin sevgisini kazanmak, hoş, duyarlı, güvenilir bir adam gibi görünmek istiyorsanız, onlara kendilerinden bahsedin, hatta kişisel olarak ilgisiz görünen sorular yönelterek kendilerinden söz etmelerini sağlayın; yüzler canlanacak, dudaklar gülümseyecek, siz gittikten sonra da herkes sizi övecektir. Vicdanınız ve kalbinizin sesi sohbetin zarafetinin sonlanıp dalkavukluğun başladığı sınırı size söyleyecektir.
‘’Kimseye fazla güvenmeyin, sıradan ya da daha fazla gayretli olmayın, bunlar üç büyük engeldir. Aşırı güven saygıyı azaltır, sıradanlık aşağılanmamıza neden olur ve gayret ise suistimal edilmemize yol açar. Bir de hayatınız boyunca iki üç dosttan fazlasına sahip olmayacaksınız; sadece onlara güvenin, hem sonra güveninizi bir çoklarına sunmanız onlara ihanet etmek olmaz mı? Bir kaç kişiyle başkalarından olduğundan daha da yakınlaşırsanız, kendiniz hakkında tedbirli olun, bir gün onların rakibi ya da düşmanı konumuna düşebileceğiniz ihtimaline hep aklında tutun; hayattaki olasılıklar böyle olmasını gerektirir.’’