Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·252 syf.··
2021 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2021 09:28
Mehmet Rauf bu romanından en çok aile hayatı üzerinde durmuş. Yazar, eserindeki kişilerin ilişkilerini; bu ilişkilerin niteliğini ve gelişimini anlatıyor. Romandaki kişilerin günümüz toplumuna pek uymadığını, ancak romanın geçmiş dönemlerdeki insanların yaşam tarzı ve psikolojik yapılarını çok başarılı bir biçimde anlatması bakımından okunması gereken bir roman olduğunu söyleyebilirim. Romanı ölümsüz kılan ve klasikler arasına sokan ruhsal tahlillerdeki başarısı, ayrıca Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman olma özelliği de esere ayrı bir önem kazandırmış. Roman, psikolojik bir roman olup ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergilemiş. Şahısların ruh hallerini çok iyi bir şekilde okuyucuya aktaran bir eser olmuş. Keyifli Okumalar Dilerim...🖤 .
EylülMehmet Rauf · Olympia Yayınları · 201749,9bin okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 51. kitabı
Yasak aşk kurgusu üstünde ilerleyen kişilerin psikolojik ve düşüncelerini çok güzel aktaran, duygulari hissedirerek okutan ve çok beğendiğim kitaplar arasında yer alan güzel bir eser. Süreyya'nın karısı Suat ve esi ile hiç ilgilenmesi Süreyya'nın arkadaşımın Suat'a olan. yakınlasması , aşkını görmezden gelşi ve hiç farkmemesi çok tuhaf geldi nasıl oldun hiç anlamadı mı? Diyerek okuduğum. Daha sonra Suat'ın da Süreyya'nın arkadaşının aşkına karşı koymaya çalissada sonun da karşılık vermesine sebep oluyor . Ayri kalarak bu aski yaşamayı engellemeye çalışsalarda çok üzücü bir sonla sona ermesi, veeee kitabı okurken Süreyya'ya çok kızmıştım.
EylülMehmet Rauf · Olympia Yayınları · 201749,9bin okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2021 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 21:20
Sürekli aklımda olan, lise yıllarımda özetini okuduğum Eylül'ü sonunda okuyabildim. Kitabı okurken sürekli sonunu merak ettim. Olay örgüsü çok sürükleyici olmasa da işte bu merak okumanıza neden oluyor. Güzel bir kitaptı ancak kitap okumaya yeni başlayanlar için biraz ertelenebilir
EylülMehmet Rauf · Olympia Yayınları · 201749,9bin okunma
8/10
·252 syf.··
2021 7. kitabı
bu yayınevinin aşırı derecede yazım hatası var. Necib’in aşkını, yataklara düşecek kadar sevmesi. hele sonu o kadar iyiydi ki. gerçekten okunması gereken bir kitap.
Roman
EylülMehmet Rauf · Olympia Yayınları · 201749,9bin okunma
5/10
·252 syf.··
2026 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 20:21
EylülEylül Suat ve Süreyya 5 yıllık evli bir çifttir. Oturdukları bağ evinde sıkıldıkları için İstanbul'a bir yalıya taşınması ile olaylar başlar. Bağ evinde kardeşiyle kalmaktan sıkılan Süreyya için babasına bir mektup yazan Suat ondan gizlice para istemektedir. Böylece İstanbul'da bir yalıya taşınırlar. Yalıya taşındıktan sonra Necip Suat ve Süreyya aşk üçgeni ortaya çıkar. Romanda Necip ve Suat'ın birbirine olan aşkından ruh hallerinden çokça söz eder.
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Olympia Yayınları · 201749,9bin okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2019 12. kitabı
İlk psikolojik romandan beklentim büyüktü gerçekten. İlk yüz sayfası da çok ağır ve hiç akıcı değildi. Ama 100 sayfadan sonra kitap garip bir şekilde akıcılaşıyor. Okuduğuma değdi bence. Edebiyatta yer etmiş kitaplar boşuna yer etmiyor orada. Okunmaya değer. Eylül hazin bir sonbahar ayı. Kitap bir psikolojik roman olmanın yanında bir de yasak aşk romanı. Necip Suat'a beslediği aşkı uzunca bir süre gizliyor. Suat da farkında olmadan kendini Necip'e aşık olmuş buluyor. Ama Suat'ın eşi ve Necip'in arkadaşı Süreyya bundan habersiz sıkı dostluğuna devam ediyor. Suat ve Necip artık aradan perdeyi kaldırdıklarında. Olanın Süreyya ya olacağını anlıyorlar. Ve Suat bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Kimi seçerse doğru yapmış olur, kime göre doğru olur o da bilmiyor. Ama seçim hakkını kocası Süreyya dan yana kullanıyor. Kitabın sonunda Suat'ın içinde olduğu ev yanarken, Necip ve Süreyya eve dalar fakat Suat'ın içinde olduğu oda alevler içindedir. Necip tereddüt etmeden odaya dalarken, Süreyya dur Necip demek istese de, artık çok geçtir ve Necip içeri girmiştir. Necip odaya girdiğinde de tavan çökmüştür ve iki aşığımız hazin bir sonla bize veda ediyor. Kitap keşke daha güzel bir sonla bitseymiş ama güzel bir kitap, okurken sabırlı olun sadece ;) İyi okumalar :)
EylülMehmet Rauf · Olympia Yayınları · 201749,9bin okunma
Eylül
8/10
·
Beğendi
Biliyorsunuz ki bu bir psikokoji romanı. Çok da severim. Bu kitabı iki sene önce aldım ama başta sıkıcı ve ağır geldiği için okumadım ama bu ay okudum ve beğendim. Kitap Suad ve Süreyya'nın Bakırköy'deki bağdan sıkılıp İstanbul'da deniz kenarında bir yalı almak istemesi ve Suad'ın babasından para isteyerek Necip aracılığıyla Yenimahalle'de bir yalı almalarıyla başlıyor. Devamında, her kadının kendini aldatabileceğini düşünen ve bu yüzden evlenmeye pek sıcak bakmayan Necip'in, Suad'ın Süreyya'ya olan aşkını gördükçe bu katı kararın biraz yumuşamasına sebep olarak devam eder. Daha sonrasında ise Necip kalbine söz geçiremez ve Suad'a aşık olur. İşte kitapta Suad-Süreyya-Necip arasındaki bu aşk üçgenini detaylı bir şekilde anlatır. Psikolojik roman olduğu için karakterlerin iç dünyasını oldukça anlatan detaylı bir kitap. 252 sayfa.
EylülMehmet Rauf · Olympia Yayınları · 201749,9bin okunma
Başyapıt... Peki kime göre, neye göre?
2/10
·268 syf.··
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 17:51
Bugün incelemesini yapacak olduğum kitap ömrümden ömür yiyen ve uzun bir süre Türk klasiklerinden uzak durmama neden olacak bir kitap. Türk edebiyatının ilk başarılı psikolojik eseri sayılan Eylül... Binlerce kişi tarafından okunulan, önerilen, hakkında incelemeler yapılan, okullarda okutulan bu kitabı dilerseniz bir de benden dinleyin. Arkanıza yaslanın, uzun bir inceleme olacak. Eylül gerçekten kült bir eser olmayı hak ediyor mu? Kitap Süreyya, Suat ve Necip isimli üç karakterimiz arasında dönüyor. Süreyya (erkek) ve Suat (kadın) evli bir çift ve Necip de aile dostları. Süreyya bulunduğu ortamdan son derece bunalmış bir haldeyken bir nevi tatil niyetine karısı Suat'la bir yalıya taşınıyorlar ve sonra dostları Necip de onlara misafir olarak geliyor. Süreyya ve Suat mutlu ve hallerinden mesut bir çift. Necip ise kadınlara güven olmayacağını düşünen biri ve dolayısıyla evlenmeye hayatı boyunca hiç yanaşmamış. Ancak yalıda bulunduğu süre zarfınca Süreyya ve Suat'ın ne kadar mutlu olduğunu görüyor ve acaba, diyor, acaba gerçekten böyle mutlu evlilikler mümkün mü? Cidden Suat gibi melek kadınlar da var mı? Ve bu şekilde başta çiftin mutluluğuna, ardından Suat gibi birinin hayaline ve en sonunda ise Suat'a aşık oluyor. Yorumuma geçmeden önce çok içtenlikle söylemek istediğim bir şey var. Allah belanı versin Necip, sevgiler <3 Bu kitabı okuma nedenim edebiyat okuma sınavımı bu kitaptan olacak olmamdı. Bana bu kitabın denk düştüğünü duyan arkadaşlarımdan biri öyle bir kitap ki kaldığın yeri kapatıp başka bir yerden devam etsen de değişen hiçbir şey olmuyor demişti. O kadar haklı ki... Kitabın doğru düzgün bir olay örgüsü yok. İki yüz küsür sayfa boyunca boğucu betimlemeler, asla umurumda olmayan ve nefret kustuğum karakterlerin ruhsal tasvirleri ve Necip ve Suat'ın o
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma
uzun ve detaylı bir inceleme isteyen varsa.. buyurunuz
Puan vermedi·256 syf.··
2021 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 08:29
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen, Mehmet Rauf’un ''İlk eserim son üstadıma'' ifadesiyle Halit Ziya Uşaklıgil’e ithaf ettiği romanı, Eylül. Eylül, benim Mehmet Rauf’tan okuduğum ikinci eser oldu. Öncesinde Genç Kız Kalbi’ni büyük bir hayranlıkla okumuş ve çok sevmiştim. Yazarın, özellikle bir erkek yazarın, içinde yaşadığı dönemde böylesi bir kitap yazması, toplumsal eleştirilerini sakınmadan dile getirmesi, savunduğu fikirleri bende büyük bir hayret ve sevgi oluşturmuştu. İyi ki de Mehmet Rauf’u okumaya o eserle başlamışım. Çünkü direkt Eylül’ü okusaydım yazara dair düşüncelerim şimdikinden bir hayli farklı olurdu. Zira Genç Kız Kalbi, benim gözümde ve gönlümde Eylül’den öndedir. Eylül edebiyatımız içinde bir baş yapıttır gerçi, orası ayrı. Mehmet Rauf, Eylül’ü yazma hikâyesini şu şekilde anlatmıştır: ''Fikret gazeteye yeni bir tefrika arıyordu. Bir gün konuşurken tefrika için bana teklif etti… O esnada bir gün Halit Ziya’nın yanındaydım. Biz konuşurken kendisinin ziyaretine bir genç geldi. Lakırdı arasında bunun o hafta evleneceğini öğrendim. Düğünden ve düğünden sonraki tasavvurlarından bahsederken, bu adam balayını Büyükada’da geçirmek istediğini, orada tuttuğu köşkü döşettiğini anlatıyordu. Ben Halit Ziya’nın gözlerinde acı bir esef bulutunun karardığını fark ettim. Ve bana öyle geldi ki ruhu artık böyle bir saadetin kendisi için imkânsız olduğunu anlamaktan kaynaklanan bir acıyla burkulmuştu. İşte Eylül’ün esasını teşkil eden fikri, yani gençliğin akar bir su, esen bir rüzgâr gibi, engellenmesi ve geciktirilmesi mümkün olmayan bir surette uçup gittiğini takdir etmek, eylülde baharın geri gelmesi nasıl imkânsızsa şimdi her şeyin faydasız olduğunu anlamak, ziyan olarak geçen günlerin hasretiyle harap olmak fikrini buradan kaptım. Bu fikir bana
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma
“Bana Göre Aşk Bu Dünyadaki En Tehlikeli İnançtır!”
Puan vermedi·365 syf.··
2025 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 14:13
OKUNABİLİRLİK: “Dil zarif ve akıcı, ancak yoğun psikolojik tahliller ve uzun betimlemeler okuru yer yer yorabiliyor. Cümleler büyüleyici olsa da, olay örgüsünün zayıflığı hikâyeyi geri planda bırakıyor.” FİKRİN DERİNLİĞİ: “Aşkı ahlaki yargılardan uzak, psikolojik bir düzlemde ele alıyor. Suat ve Necip’in evlilik, vicdan ve tutku arasındaki ruhsal çatışmaları, dönemin baskılarını aşan bir gerçeklikle aktarılmış.” KURGU: “Basit bir olay örgüsü var; derin duygularla dengelenmiş, ancak olayların azlığı dramatik ilerleyişi zayıflatıyor. Final, yangın sahnesiyle metaforik olarak güçlü, ancak aceleye gelmiş hissettiriyor.” KARAKTER: “Suat ve Necip’in iç dünyaları son derece iyi işlenmiş; Süreyya'nın pasifliği ise trajediyi güçlendiriyor. Karakter tahlilleri, romanın en güçlü yönü.” GENEL ETKİ: “Yavaş ama derin bir roman. Hızlı kurgu bekleyenler için sabır isteyen, karakter derinliği ve duygusal yoğunluk arayanlar içinse doyurucu bir deneyim.” Aşk insana her şeyi yaptırır. Yapmam dersin, etmem dersin, hatta sevmem dersin; ama bir bakmışsın, onu sadece bir saniye görmek için yarını beklersin. Öyle şey mi olur diye ayıplarsın, ama başına gelince anlarsın. Aklın tavsiyede bulunur: “Böyle şeylerden uzak dur!” dersin; ama bir bakmışsın, cehennemin alevlerini göze almışsın. En akıllısını, en mantıklısını öyle bir hale getirir ki, inanamazsın. Mehmet Rauf’un Eylül’ü, Türk edebiyatında psikolojik çözümlemenin en güçlü örneklerinden biri olarak anılır ve ben romanı okuduktan sonra şunu düşündüm; bu unvanı fazlasıyla hak ediyor. Çünkü yazar, karakterleri yalnızca betimlemiyor, adeta içlerinde yaşıyor. Suat, Süreyya ve Necip arasındaki üçgen, klasik bir “yasak aşk” hikâyesi gibi görünse de aslında iki ruhun çarpışması. Fiziksel değil, sessiz ama yakıcı bir aşkın hikayesi. Gözlerle
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)