"İstemek", dedi ölçülü bir sesle, " İlginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var. "
İnsanların kaderi gezegenlere benzer.
Karanlıktan doğan bir yıldız misali
bir başka yıldızla karşılaşır
bir an parlar ve
yeniden karanlığa karışır.
Aynı bunun gibi aynı böyle
bir adamla bir kadın karşılaşır
birbirlerine doğru süzülürler
aşkın ateşiyle yanıp kavrulurlar
sonra da kaybolup giderler
farklı yönlere.
Sadece bir avuç çift
tek bir büyük alevde buluşur
ve orada büsbütün birleşir.
Aşkın nefrete yakın olması gibi
acıma da
zulme dönüşür.
Eski yerleri
ve anıları aramak
karda kendi izlerini sürmek gibidir,
İnsan onları bozar
ve yok eder.
İnsan anıların başında da
nöbet tutar.
İnsanlar birer alevdir
birbirlerinin sıcaklığını çalmaya
ve onu söndürmeye çalışırlar.
Eğer insan şefkatin yolundan giderse
İsa gibi kendini feda etmek ister.
Yaşamak ve alevini söndürmemek
bir hayli zordur.