"Bana bu gece bir hikaye anlatır mısın? Eskiden olduğu gibi."
"Elbette." Cekedini çıkartıp yanıma kıvrıldı babam. "Sana eğlenceli bir masal anlatayım öyleyse."
"Hayır. Hüzünlü bir hikaye anlat bana."
"Hüzünlü mü? Niye ki?"
"Babacığım," dedim. "Sen de biliyorsun, vakit mutlu hikayeler için çok geç."
Hayatım boyunca bundan daha korkunç bir şey duyabilecek miydim acaba? Muhtemelen, evet. Çünkü ne zaman, tamam artık, bundan daha fazlası olamaz desem beni daha fazla dehşeti düşürmenin yolunu buluyordu insan denen bu garip canlı.