O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı?
Sahile vurdu kalbim, su yandı, kum da yandı.
Bur mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum,
Ölüme baş kaldıran dertli uykum da yandı.
Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi, Ruhumla söndü Alev, sonra ruhumda yandı
Kül oldu bir yiğidin figanıyla her Umut.
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı.
Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile.
Kaktüsün gölgesinde nazlı ahım da yandı,
Ahımdır zannederdim en belalı Kıvılcım.
Kirpiğine dokunan kanlı ahım da yandı.
Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme
Kalmadı hiçbir şeyim yok günahım dayandı.
Yenilgiler bir Tufan gibi Çöktü Üstüme,
Ülkem yıkıldı heyhat
Ordugahım da yandı.
Köleleri her akşam Duman kıldı gözlerin
Başıma taç ettiğim padişahım da yandı
İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı
Renklerim siyah oldu Siyahım da yandı
O'ndan başka ne varsa yandı,
Yandık Sen ve Ben,
Onu göreyim diye
Kıblegâhım da yandı...
.
.
.
Nurullah Genç