Böyle bir eser için inceleme yazmak ne haddime bilmiyorum lakin bir denemek istedim. Ben eserde uzun uzun ne olduğunu anlatmak istemem, düşüncelerimi söyleyeceğim.
Eser, hayatımızda olan birçok şeyi barındırıyor bir psikoloji romanı olması bunu daha çok hissettiriyor. Mehmet Rauf'u ilk kez okudum, sıkılacağımı düşünmüştüm fakat yanılmışım. Akıcı bir dili var sade ve hoş.
Dilimize gelen ve o kadar çok söylemek istediğimiz bir sürü şey vardır. Bunları bazan söylemek çok zor gelir insana bir de karşısındaki kişi onun için değerli biri ise. Ve düşüncelerimiz hayata hep ters düşer, eserdeki durum bu.
Yada içimizi dökmek, dertleşmek istediğimiz zamanlar olur lakin kimse yoktur. Ve mutlaka içimizi kemiren bir şey vardır. Kahramanlarımızın en büyük sorunu bu eserde.
Bizde psikoloğa gideriz ( bu kişilere hep deli derler :/ ). Eserdeki kahramanımız kendi psikoloğu oldu.
Sonra rahat hissederiz kendimizi, sanki üzerimizden bir yük kalkmıştır. Eserde kahramanlarımız için bu pek zordu ama son istekleri yerine geldi..