Rivayete göre bir adam Hazreti Ömer (Radıyallahu Anh) a gelerek: "Şüphesiz ki ben iki haslet dışında bütün iyi amelleri işliyorum" deyince, Hazreti Ömer (Radıyallahu Anh) ona "O ikisi nedir?" diye sordu. O: "İyiliği emretmem, kötülük-ten nehyetmem" deyince,
Hazreti Ömer (Radıyallahu Anh) ona:
١٦٨ - « لَقَدْ طَمَسْتَ سَهْمَيْنِ مِنْ سِهامِ الاِسْلَامِ إِنْ شَاءَ غَفَرَ لَكَ وَإِنْ شَاءَ عَذَبَكَ )
168 - "Muhakkak ki sen, islâmın en büyük hisselerinden ikisini giderdin, artık dilerse Allah (-u Tealâ) seni affeder, isterse sana azabeder." buyurdu. (Ebu Hayyan, el-Bahru'l-Muhit, 4/387)
Sayfa 203 - Ahıska Yayınevi - 5. Baskı - İstanbul 2016 - 8.Cild
Dolayısıyla bir mümin, üzerine düşen tebliğ görevini hakkıyla yerine getirirse, itaat etmeyenlerin günahlarından mesul olmaz. Amma bu vazifeyi terkettiğinde bu husustaki ihmalinden dolayı kendi günahından mesul olur.
Sayfa 203 - Ahıska Yayınevi - 5. Baskı - İstanbul 2016 - 8.Cild
Ey insanlar! Allah (-u Teala) nın 'Siz kendinize bakın' kavl-i şerifine aldanıp da sizin biriniz 'Ben kendime bakarım' demesin. Vallahi İyiliği emredip kötülükten nehyetmelisiniz, yoksa en kötüleriniz başınıza geçirilecek, onlar da size kötü azabı tattıracaklardır. Sonra en iyileriniz de Allah (-u Tealâ) ya dua etse, dualarını kabul etmeyecektir." (Taberi, Camiu'l Beyan, No:12878,5/98)
Sayfa 202 - Ahıska Yayınevi - 5. Baskı - İstanbul 2016 - 8.Cild