Gecenin bir vaktinde ona, "Melek bilgisiyle, hayvan da bilgisizliğiyle kurtuldu, insanoğlu bu ikisi arasında keşmekeşte kaldı" beytini okudum. Heyecanlandı, ince ince ağlamaya başladı.
Ona göre ruh, dünya nimetlerinin tutsaklığından kurtuldukça özgürleşiyor, bağımsızlaşıyor ve dünya yüzünde hiçbir krala ve imparatora nasip olamayacak bir büyük iktidara kavuşuyordu.
Hem kimse sonsuza dek hüküm sürmemişti ki canım. Bu dünya kurdun kuşun dilinden bilir Hazreti Süleyman'a, Mısır'ın firavununa, İskender-i Zülkarneyn'e, Harun Reşid'e bile kalmamıştı.