Sanıyorum bu çağımızın kaygısı denen şeyden dolayı insanlar birbirlerinden korkuyor, düşünceler saldırıya uğruyor, çabalar alay konusu oluyor, mutluluklar inkar ediliyor, güzellikler kirletiliyor, gurur ayaklar altına alınıyor…
Her toplumda benim gibi, tabiri caizse yaşamaya gücü olmayan kusurlu varlıklar yitip gitmeye mahkumdur belki de. Fikirleri ya da başka bir şey yüzünden değil, kendileri yüzünden. Fakat benim küçük bir mazeretim var yaşamımı zorlaştıran şartların ağırlığı altında eziliyorum
Yaşamak üzücü bir şey, başka ne gelir ki elden! Yalnızlık, çaresizlik.. canımı yakıyor bunlar. Etrafımızı sarana dört duvardan da kederli iç çekişlerin geldiğini duyduğunuzda, mutluluk denen şeyin ihtimal dahilinde olmadığını anlıyorsunuz.
İnsan doğduktan sonra bir şekilde hayatta kalmak zorundaysa, hayatta kalmak için büründüğü kisve her ne olursa olsun ayıplanmamalı. Yaşamak, yaşamak.. Ah.. Sonu gelmeyen, tahammül edilemez bir iş.