Merve Sallı Bıyıkcı

Cehennem'in eşeğine gelmiş kişilerin şeytandan ödü kopuyordu; zaten cehennemin içinde olanlar içinse şeytan özel biri değildi, yalnızca başka biriydi, o kadar.
Reklam
Niye beyazlara büründün? Kefen ve gelinlik. Birbirinin aynı olan iki giysi. Dinle bak! Ölürken yaşamak: savaşırken teslim olmak ve teslim olurken savaşmak zorunda kalıyorsun, değil mi? Benim yolumda, bütün karşıtlıklar aynı anda verilir ve karşıt hedefler için aynı araç kullanılır.
''Belki de yetinmek kelimesi yanlıştır diyorum''. ''Olabilir, dünyayı benimseyememek'' demek daha doğru, diyor. Ben de bu dünyayla uyuşmayan bir şey var.
Oysa benim durumumda tedavi edilecek bir şey yoktu. Ben hasta değildim, bozuktum ve umudun abartılan bir yanılsama, yararsız bir oyalanma olduğu kanısındaydım. Umut sadece bir histi. Pasifti. Tek başına hiçbir şeyi değiştirmeye yetmiyordu. Hele benim durumumda tümüyle acıklı bir beklenti haline geliyordu.
Dünya çoktandır iyi bir yer değildi, belki de hiç olmamıştı. Dünyanın eski halini bilmiyordum. Kimse bilmiyordu. Bildiğini iddia edenler de bilemezdi. Ama dünyanın hali korkunç olsa da insanlar yarın daha iyi olacakmış gibi salakça bir umutla ve şaşılacak kadar endişesiz yaşamaya devam ederken benim hayat çemberim giderek daralacaktı.
Reklam