Hiçbir aşk filmlerde olduğu kadar sahici, kitaplarda okuduğumuz kadar yürek delici olmuyordu. Her aşkın bir sonu vardı, hatta hiçbiri gerçek bile değildi.
İnsan bir noktadan sonra yoruluyordu ve durup dinlenmek yerine yolu yürümeyi tamamen bırakıyordu. Dışarıda yolunda giden bir hayatım var sanılırken, içimde bir ölüyü taşıdığımı kimseler bilmiyordu.
Ne kadar doğru bir insan olmaya çalışırsam çalışayım olamıyordum. Hatalar sarıyordu dört bir yanımı. Sonra yenilgiler, yıkımlar... Ve sonra o ses yine tırmalıyordu kulaklarımı. Dünya bu kadar kirliyken temiz kalmaya çalışman çok aptalca.